KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2012/22178 E., 2013/5056 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
- Hüküm
- Ortadan Kaldırma
Karar Metni
850 kelime·4 dk okuma
Mahkemenin 24.10.2007 tarihli birleştirme kararı öncesinde, 06.02.2007 tarihinde usulüne uygun katılma talebi üzerine katılma kararı verildiği anlaşıldığından tebliğnamedeki red isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır.
Gerekçeli karar başlığındaki 1999-2002 olarak yazılan suç tarihlerinin resmi belgede sahtecilik suçu yönünden suça konu belgeleri Bağkur'a verilmek suretiyle kullandıkları 05.11.1999, 23.11.1999, 22.12.1999 ve 19.07.2002, ...'ün "dolandırıcılık" suçu yönünden ise emekli aylığının iptal edildiği 2004 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
I- Sanık ... dışındaki sanıklar hakkında "dolandırıcılık" suçundan verilen ortadan kaldırma kararına yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,
II- Sanık ...'e atılı "dolandırıcılık" suçundan verilen ortadan kaldırma kararına yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleşmediği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak inceleme tarihi itibariyle anılan sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki "dolandırıcılık" suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMUK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
III- Tüm sanıklara yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Şüpheli Adnan'ın İstanbul Umum Han Odabaşılar Odası Başkanı, Ferdi ve Esat'ın da aynı odanın genel sekreterlik görevlerini yürüttükleri, sanıklar Kemal ve Selahattin'in de iş takipçiliği yaptıkları ve diğer şüpheliler ..., ...,
... ve hayatta olmayan Yaşar Ceylan'ın normalde oda üyesi olmadıkları halde 1999 yılında Bağkur'dan yaşlılık (emeklilik) aylığı alabilmek için adı geçen 4 sanık için oda başkanı ve genel sekreterlerinin imzasıyla odaya kayıtlı üye olduklarına dair sahte belgeler tanzim edilerek Bağkur İl Müdürlüğüne verildiği ve bu belgelere dayanılarak 4 sanığın 1999 yılında emekli edilmek istendiği ancak sadece ...'ün emekli olduğu ve bu kişinin de 2004 yılına kadar emekli maaşı aldığının iddia ve kabul olunması,
sanık ...'ın suça konu sanık Yaşar Ceylan adına doldurulan belgede bulunan imzanın kendisine ait olmadığını savunması ve diğer sanıklar İsmet, Memet ve Necip'in de belgenin düzenlenmesi ve takip işleriyle ilgili sanık ...'ın isminden bahsetmemeleri ayrıca suça konu belgelerle ilgili sanık ...'ün adı geçen kişilerin odaya kayıtlı olduklarını, eski kayıt defterinde isimlerinin yazılı olduğunu savunması ve Bağkur Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın 12.11.2004 gün ve 02 sayılı suç raporunda ..., Mehmet Akkuş, ... ve Yaşar Ceylan hakkında "üyeliğe dair yönetim kurulu kararının olmadığı,
eski üye kayıt defterinde ve hazurun cetvellerinde isimlerinin olmadığı, 1981-1999 tarihleri arasında odaya aidat ödediklerine dair makbuzların bulunmadığının" tespit edilmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi için öncelikle sanıklar Adnan, Esat ve Ferdi haklarında farklı tarihlerdeki aynı eylemlerle ilgili İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 06.11.2007 gün ve 2006/125 E, 2007/313 K sayılı ilamı ile verilen ve Dairemizin 2012/4155 K sayılı ilamı ile de sahtecilik suçundan benzer gerekçe ile bozulmasına dair karara ilişkin dosya,
mükerrer yargılamanın önlenmesi ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının değerlendirilmesi açısından celp edilerek incelenmesi, özelliklerinin duruşma tutanağına geçirilmesi, aralarında hukuki ve fiili irtibat var ise birleştirilmesi,
aksi takdirde bu davayı ilgilendiren onaylı örneklerinin dosyaya konulmasından sonra sanık ...'ın yetkili olarak düzenlediği gözüken ve sahteliği iddia edilen Yaşar Ceylan için düzenlenmiş belgedeki imzanın bu sanığın el ürünü olup olmadığı ve ..., ..., ... ve Yaşar Ceylan'ın 1981-1999 tarihleri arasında oda üyesi olup olmadıklarının tespiti bakımından bilirkişi raporları alınarak eylemlerin sübutu halinde; suç tarihinde yürürlükte bulunan 507 sayılı Kanunun 112 ve daha sonra 21.06.2005 gün ve 25852 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5362
3
sayılı Kanunun 59. maddesine göre "esnaf ve sanatkarlar meslek kuruluşlarının yetkili organlarının üyeleri ve genel sekreterleri ile personelin... diğer her çeşit evrak ve defterleri üzerinde suç işledikleri takdirde, bu suçlardan dolayı, adli olarak kamu görevlileri gibi ceza görürler" hükmü uyarınca oda başkanı ve personeli olan sanıklar ve bu kişilere iştirak eden diğer sanıkların eylemlerinin 765 sayılı TCK.nun 339/1 (5237 sayılı TCK.nun 204/2) maddesinde yazılı suçu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek ve eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/22178, K. 2013/5056, 27 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama