İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/22260 K.2013/11735

Temyiz dilekçelerinin kapsamına göre, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının sanıklar ... ile ... haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerine, müşteki vekilinin temyiz itirazlarının ise zamanaşımı nedeniyle kamu davalarının düşürülmesi ve beraat…

Esas2012/22260Karar2013/11735Tarih11 Temmuz 2013Okuma4 dk · 789 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2012/22260 E., 2013/11735 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Temmuz 2013
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Ntelikli dolandırıcılık, memurun resmi belgede sahteciliği
Hüküm
1- Sanıklar ..., ve ... için beraat.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

789 kelime·4 dk okuma

Temyiz dilekçelerinin kapsamına göre, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının sanıklar ... ile ... haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerine, müşteki vekilinin temyiz itirazlarının ise zamanaşımı nedeniyle kamu davalarının düşürülmesi ve beraat kararlarına yönelik olduğu kabul edilip nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davalarında şikayetçi idarenin katılma talebinin karara bağlandığı ancak resmi belgede sahtecilik suçundan açılan ve ana dosyayla birleştirilen davada şikayetçi idareye katılma hakkı hatırlatılmadan hüküm verilmiş ise de,

5271 sayılı CMK'nun kanun yollarına başvurma başlıklı 260/1. madde ve fıkrasındaki "hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli ve bu kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır" hükmü karşısında;

suçtan doğrudan zarar gören şikayetçi kurumun temyize hakkı bulunduğu kabul edilip, CMK'nun 237/2. maddesi gereğince, şikayetçi kurum vekilinin 22/01/2008, 01/07/2008, 23/06/2009 ve 22/12/2009 tarihli celselerde istikrarlı bir şekilde tüm sanıkların cezalandırılması yönündeki beyanının katılma istemini de içerdiği anlaşılmakla, vaki katılma isteminin kabulüyle şikayetçinin kamu davasına katılmasına karar verilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü;

Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davası hakkında mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.

I- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 30.07.2001 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden sanıklar hakkında anılan suçtan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,

II- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında "memurun resmi belgede sahteciliği" suçundan kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “memurun resmi belgede sahteciliği” suçunun yasada gerektiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,

suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/3. maddesinde öngörülen dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanıklar ... ve ...'ın sorgularının yapıldığı 27.12.2002, sanık ...'ın ise sorgusunun yapıldığı 18.02.2003 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkındaki kamu davalarının 765 sayılı TCK'nun 102/3 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,

III- Sanıklar .... ve ... hakkında "memurun resmi belgede sahteciliği" suçundan kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı ile sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarına gelince;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısı ile sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:

1- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12.11.2002 gün, 6-2009/379 sayılı kararında açıklandığı üzere, herhangi bir ticari faaliyetleri olmamasına rağmen Bağ-kur sigortasından faydalanmaları için sanık ...'nin 11, sanık ...'un ise 9 sigortalı hakkında sahte mükellefiyet kaydı oluşturmaları şeklinde, uzun bir zaman dilimi içerisinde ve her defasında yenilenen kasıtla gerçekleşen eylemlerinin; her bir sigortalı yönünden ayrı ve bağımsız olarak 765 sayılı TCK’nun 339. (5237 sayılı TCK’nun 204/2.) maddesinde düzenlenen suçları oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

2- Kabule göre de; memurun resmi belgede sahteciliği suçunun yaptırımı 765 sayılı TCK'nun 339. maddesinin 1. fıkrasında 3 yıldan 10 yıla kadar ağır hapis olarak öngörülmüş iken 5237 sayılı TCK'nun 204. maddesinin 2. fıkrasında 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası şeklinde lehe düzenleme yapıldığı, 765 sayılı TCK'nun 29. maddesinde yer alan ölçütlerin 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesinde bu suçla ilgili olarak değişmediği, mahkemece karşılaştırma sırasında 765 sayılı Yasa uygulanırken 3 yıldan 10 yıla kadar olan ceza içinden 6 yılın tercih edildiği,

5237 sayılı Yasa ile üst sınırın aşağı çekilmesi nedeniyle yasa koyucunun lehe yaptığı düzenleme de nazara alınarak, temel cezanın tayinindeki ölçütlerin değişmemesi nedeniyle 765 sayılı yasaya göre belirlenen cezadan daha az bir cezanın takdir ve tayin olunup çıkan cezaya zincirleme suç hükümleri uygulandıktan sonra ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden 765 sayılı TCK'nun lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,

SONUÇ / HÜKÜM

Yasaya aykırı, sanıklar müdafileri ile Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 11.07.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/22260, K. 2013/11735, 11 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/22260
Karar No
2013/11735
Tarih
11 Temmuz 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2012/22269 K.2013/19297
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/22287 K.2013/15314
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/22307 K.2013/18989
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/22320 K.2013/18449
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2012/22327 K.2013/18788
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2012/22329 K.2013/6983

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.