İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/22812 K.2012/17101

I-Sanıklar ... ve ... hakkında 06.05.2003 gün ve 2003/3996 Esas sayılı iddianame ile açılan davanın reddi ve sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik şikâyetçi gümrük idaresi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:

Esas2012/22812Karar2012/17101Tarih11 Ekim 2012Okuma5 dk · 972 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2012/22812 E., 2012/17101 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Ekim 2012
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Resmi belgede sahtecilik
Hüküm
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

972 kelime·5 dk okuma

I-Sanıklar ... ve ... hakkında 06.05.2003 gün ve 2003/3996 Esas sayılı iddianame ile açılan davanın reddi ve sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik şikâyetçi gümrük idaresi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:

Şikâyetçi idarenin, sanık ... hakkında ayrı bir dava ile açılıp birleştirilerek yargılaması yapılan kamu davasına 1412 sayılı CMUK.nun 366. (5271 Sayılı Yasanın 238.) maddesi uyarınca usulen başvurarak katılan sıfatını kazanmadığı anlaşılmakla temyize yetkisi bulunmadığından ve sanıklar ... ve ... hakkında daha önce 11.07.2007 gün ve 64/230 E.K sayılı ilk hükümle verilen davanın reddi kararının aleyhe temyiz bulunmamakla kesinleştiği cihetle temyiz istemine konu 01.07.2010 gün ve 249/274 sayılı hükümle ikinci kez verilen kararlar hukuken geçersiz olup temyizi mümkün bulunmadığından, şikayetçi idare adına vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

II-Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince:

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda sanıklara yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun suç tarihinden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve sanıklar lehine olan 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı Yasanın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının,

bedelsiz ithalat rejiminden yararlanılarak sanıklar adına sahte belgelere ülkemize getirtilen araçların trafik siciline tescil edildiği 06.04.2000 ve 02.05.2000 suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış sanıklar müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,

aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımları nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE,

III- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince:

1-Kırgızistan Devleti yetki adli makamlarından adli yardım talebinde bulunularak suça konu ruhsatnamelerin gerçek olup olmadığı, bu kapsamda Kırgız yetkililer tarafından düzenlenip düzenlenmediği, üzerlerinde bir tahrifat bulunup bulunulmadığı, ruhsatnameye konu araçların hangi tarihte satın alındığı,

önceki maliklerinin kim veya kimler olduğu sorulup tescil işlemlerinin resmi onaylı dayanak belgelerinin gönderilmesi istenilmeden, sanıklar müdafilerinin bozma öncesi temyiz dilekçelerinde de işaret edilen ve Dairemizin 2011/9061 Esas ve benzeri dosyalarda ibraz edilen Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının 14.02.2002 tarih ve 787 sayılı Müsteşarlık Makamına hitaben yazdığı yazı içeriğine göre oluşan tereddütler nazara alınarak Gümrük Müsteşarlığından suç tarihlerinde bedelsiz ithalat işlemlerinin hangi esaslara göre yapıldığı,

ithal edilecek aracın 21.11.1997 tarihinden önce satın alma ve bulundukları ülkede adlarına kayıtlı olma şartı aranıp aranmadığı sorulmadan eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hükümler kurulması,

Kabule göre de:

2-Sanıklar ... ve ...’ın sahte belgelerle farklı kişiler adına bedelsiz ithalat rejiminden yararlanarak ülkemize getirdikleri her bir araç bakımından suç tarihleri ve dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği de gözetilerek zincirleme biçimde “resmi belgede sahtecilik” suçundan ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde tek hüküm kurulması,

3-5271 sayılı CMK.nun 231/6. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılabilmesi için aranan koşullar şunlardır:

1) Suça ilişkin koşullar;

a- Yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü tesis edilmeli ve hükmolunan cezanın ise iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması,

b- Suçun, Anayasanın 174. maddesinde güvence altına alınan İnkılâp Yasalarında yer alan suçlardan bulunmaması,

c- 01.03.2008 tarihinden itibaren işlenen suçlarda ise, suçun ayrıca 3713 sayılı Yasa ile 1632 sayılı Yasa kapsamında yer alan suçlardan olmaması,

2) Sanığa ilişkin koşullar;

a- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması,

b- Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi,

c- Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate ulaşılması, gerekmektedir.

Bu koşullar her suç yönünden ayrı ayrı değerlendirilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağına karar verilecektir.

Görüldüğü üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 gün ve 250/13 sayılı ve benzer birçok kararında açıklandığı üzere burada, uğranılan zararlardan kast edilen maddi zararlar olup, manevi zararlar bu kapsamda değerlendirilmemelidir.

Herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşul aranmayacaktır. Maddi zararın bizzat sanık tarafından yerine getirilmesi gerekmeyip, sanık adına onun bilgisi ve rızası tahtında üçüncü kişiler tarafından da tazmin, aynen iade veya eski hale getirme suretiyle giderilmesi de olanaklıdır.

Zararın belirlenmesinde hâkim, ceza yargılamasında şahsi hak davasına yer verilmediği gerçeğini de göz önünde bulundurmak koşuluyla, kanaat verici basit bir araştırma yapmalı, hukuk hakimi gibi gerçek zararı tam anlamıyla saptamaya çalışmamalıdır.

Zira 5271 sayılı Yasanın 231. maddesindeki düzenleme, kişinin ileride hukuk mahkemesinde şahsi hak davası açmasına ve giderilmediğini düşündüğü gerçek zararının saptanarak kalan kısmına da hükmedilmesini isteme yönünden bir engel oluşturmamaktadır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sabıkasız olan, duruşmadaki iyi halleri nedeni ile haklarında takdiri indirim uygulanan ve ileride suç işlemekten çekinecekleri kanaati ile hükmolunan cezaları ertelenen sanıklar hakkında katılan idarenin zararının tazmin edilmediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına karar verilmiş ise de; somut olayda doğrudan resmi belgede sahtecilik suçunun işlenmesi ile oluşan kamunun uğradığı bir zarar bulunmadığı suça konu belgeler kullanılarak gümrük idaresi yanıltılıp yurtdışından bedelsiz olarak araç ithal edilmesi nedeni ile meydana gelen zararların “kaçakçılık” suçunun işlenmesiyle oluştuğu gözetmeden, yetersiz ve oluşa uygun olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına karar verilmesi,

SONUÇ / HÜKÜM

Yasaya aykırı, katılan vekili ve sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanıklar hakkında bozmadan önce kurulan 11.07.2007 gün ve 64/230 E.K sayılı ilk hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmadığından ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 11.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/22812, K. 2012/17101, 11 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/22812
Karar No
2012/17101
Tarih
11 Ekim 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/22812 K.2012/23337
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/22813 K.2012/23338
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2012/22814 K.2012/22419
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/22814 K.2012/43717
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/22814 K.2012/23339
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/22815 K.2012/30524

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.