KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2012/23588 E., 2013/712 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2013
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 06.08.2012 gün ve 2012/13005/46271 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 17.08.2012 gün ve KYB.2012/218527 sayılı ihbarnamesiyle;
Resmi belgede sahtecilik suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05/01/2012 tarihli ve 2011/9042 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin, mercii Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 09/04/2012 tarihli ve 2012/355 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
Söke Ağır Ceza Mahkemesince, müşteki vekilince yapılan itirazın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 173/1. maddesinde belirtilen 15 günlük yasal süre içerisinde yapılmadığından bahisle itirazın reddine karar verilmiş ise de, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05/01/2012 tarihli kavuşturmaya yer olmadığına dair kararın müşteki vekiline 27/01/2012 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine müşteki vekilince 13/02/2012 tarihli dilekçe ile yapılan itirazın süresinde olduğu dikkate alınmaksızın yapılan itirazın esastan incelenerek karar verilmesi yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istemiyle dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
5271 sayılı CMK.nun 173. maddesinin birinci fıkrası; “suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesine itiraz edebilir” biçiminde olup, suçtan zarar görene kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde itiraz hakkı tanınmıştır.
Aynı Yasanın “sürelerin hesaplanması” başlıklı 39. maddesi ise “(1) Gün ile belirlenen süreler, tebligatın yapıldığının ertesi günü işlemeye başlar. (2) Süre, hafta olarak belirlenmiş ise, tebligatın yapıldığı günün, son haftada isim itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer. (3) Süre, ay olarak belirlenmiş ise tebligatın yapıldığı günün, son ayda sayı itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer.
Son bulduğu ayda sayı itibarıyla karşılığı olan gün yoksa; süre, ayın son günü mesai saati bitiminde sona erer. (4) Son gün bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter” biçiminde düzenlenmiş olup, gün ile belirlenen sürelerin, tebliğin yapıldığı tarihin ertesi gününden itibaren işlemeye başlayacağı ve son günün resmi tatile isabet etmesi durumunda sürenin tatilin ertesi günü sona ereceği hüküm altına alınmıştır.
İncelenen dosya içeriğine göre; Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05.01.2012 günlü kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın 27.01.2012 tarihinde şikayetçi vekiline tebliğini müteakip, CMK.nun 173. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen 15 günlük yasal sürenin son gününün resmi tatile isabet etmesi nedeniyle aynı Yasanın 39. maddesi uyarınca sürenin, resmi tatilin ertesi günü olan 13.02.2012 tarihine kadar uzadığı ve
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/23588, K. 2013/712, 16 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama