KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2012/23831 E., 2013/12274 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Vergi usul kanununa muhalefet
- Hüküm
- 213 sayılı Kanunun 359/a-2, TCK.nun 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl hp, hak yoksunluğu, 213 sayılı Kanunun 359//b-1, TCK.nun 53/1. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis, hak yoksunluğu, vekalet ücreti
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma
1-) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 05.03.2002 gün ve 28/179 sayılı kararında açıklandığı üzere her takvim yılının ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu, aynı takvim yılında farklı tarihlerde birden çok sahte fatura düzenlenmesi durumunda ise faturaların adet ve tutarları, zarar miktarı, kastın yoğunluğu ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak temel ceza alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilip zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği dikkate alınarak her bir takvim yılı için ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde tek hüküm kurulması,
2-) Defter ve belgeleri ibraz etmemek suçunun oluşabilmesi için varlığı noter tasdiki, belge basım-teslim formu gibi belgelerle sabit olan defter ve belgelerinin incelenmek üzere ibrazının istenmesi gerektiği, Vergi Suç ve Tekniği Raporlarında, mükellefin Vergi Dairesi Müdürlüğündeki tarh dosyasından 30.10.2003 tarihinde işini terk ettiği anlaşılıp 2004-2005 yıllarında defter tasdikine ve belge basımına dair herhangi bir bilgi bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanığın beraati yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
3-) Kabule göre; sanığa yüklenen defter ve belgeleri gizleme suçunun işlendiği tarih olan 07.11.2009'da yürürlükte bulunan 03/07/2009 tarih ve 27277 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/06/2009 tarih ve 5904 sayılı Kanunun 23. maddesi ile 213 sayılı VUK'nun 5728 sayılı Yasa ile değişik 359. maddesinin (a) fıkrasındaki cezanın alt sınırının "bir yıldan", "on sekiz ay "a yükseltildiği gözetilmeden eksik ceza tayini,
4-) Sanık hakkında düzenlenen vergi inceleme raporlarında somut bir zarara yer verilmediği, ancak defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesinden dolayı, geçmiş dönemlere ilişkin katma değer vergisi beyanları yeniden hesaplanmak suretiyle, bu vergiler tarh edilerek, bunlara bağlı bir kısım cezalara hükmedildiği, bir başka ifade ile tarh edilen bu vergi ve cezaların eylemden doğan zarar niteliğinde bulunmadıkları anlaşılmaktadır. Şu halde sanığın vaki eylemi nedeniyle CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmasına engel oluşturabilecek somut bir zararın meydana geldiğinin kanıtlanamadığı gözetilmeden katılan idarenin vergi ziyaı
yönünden zararı karşılanmamış olduğundan bahisle objektif ve sübjektif diğer koşullar değerlendirilmeksizin yazılı şekilde CMK'nun 231. maddesinin uygulanmaması,
5-) 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısıdan koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/23831, K. 2013/12274, 4 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama