KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2012/28025 E., 2013/3446 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tebligat Yasasına aykırılık (değişen suç vasfına göre resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Değişen suç vasfına göre 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 204/3, 35, 62, 51/1-a-b, 51/3, 53/1-a-b-d, 53/2 maddeleri gereğince erteli 1 yıl 3 ay hapis cezası ve 1 yıl denetim altında bulundurulma, belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksunluk
Karar Metni
472 kelime·2 dk okuma
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Resmi belgede sahtecilik suçlarına teşebbüsün mümkün olmadığı, suçun, sahte resmi belgenin düzenlenmesi, değiştirilmesi veya kullanılması halinde oluşacağı cihetle, sanığın, eşi olan şikayetçiden boşanmak amacıyla Sandıklı Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı boşanma davasında eşinin kendisi ile ikamet ettiğini bilmesine rağmen boşanma dilekçesinde şikayetçinin ikamet adresini kendi işyeri olarak gösterip 21.02.2005 tarihli tebligatı şikayetçi yerine “birlikte çalışan ehil eşi” sıfatıyla aldığının ancak Sandıklı Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan bu tebligatın usulsüz olduğunun anlaşılması üzerine yeniden aynı adrese şikayetçi adına
çıkartılan 23.05.2005 tarihli tebligatı ise posta dağıtıcısına şikayetçinin yeğeni olarak tanıttığı işçisi ... tarafından alınmasını sağladığının iddia ve kabul edilmesi karşısında; sanığın eyleminin suç tarihinin 23.05.2005 olması nedeniyle tamamlanmış şekilde 765 sayılı TCK'nun 342/1.(5237 sayılı TCK'nun 204/1) maddesindeki 'resmi belgede sahtecilik' suçunu oluşturucağı ve resmi evrakta sahtecilik suçunun cezası, 765 sayılı TCK’nun 342/1. maddesinde 2 yıldan 8 yıla kadar hapis, 5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesinde ise, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olmasına rağmen,
temel cezanın alt sınırdan tayini halinde hapis cezasının eşit olacağı ancak, 5237 sayılı TCK. nun 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak uygulanan güvenlik tedbirlerinin 765 sayılı Kanunda bulunmaması ve 647 sayılı Yasanın 6. maddesi ile 765 sayılı TCK’nun 95/2. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, deneme süresi içerisinde suç işlenmemesi halinde “mahkumiyetin vaki olmamış sayılması” nedeniyle uygulamalı koşulları ve sonuçları itibariyle 5237 sayılı TCK’nun aleyhe olduğu gözetilmeden ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan,
sanığın sahte boşanma ilamı almaya teşebbüs ettiğinin kabulü ile yazılı şekilde 5237 sayılı TCK'nun 204/1-3, 35. maddeleri uyarınca 'resmi belgede sahteciliğe teşebbüs' suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK'nun 51/3. maddesi uyarınca uygulanacak denetim süresinin hükmolunan ceza miktarından az olamayacağının gözetilmemesi,
3-Şikayetçinin 07.11.2006 tarihli celsede kamu davasına katılmak istemediğini ve sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi nedeniyle CMK'nun 237 ve devamı maddeleri uyarınca kamu davasına katılma hakkının bulunmadığı gözetilmeden 14.11.2006 tarihli katılma talebini içeren dilekçesi üzerine 30.01.2007 günlü celsede katılma kararı verilmesi yasaya aykırı;
4-5237 sayılı TCK. nun 7/2. maddesi gözetilerek; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK. nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/28025, K. 2013/3446, 4 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama