İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/29639 K.2014/16992

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;…

Esas2012/29639Karar2014/16992Tarih21 Ekim 2014Okuma5 dk · 916 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2012/29639 E., 2014/16992 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Ekim 2014
Tebliğname No
11 - 2010/273756
Mahkemesi
Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi
31/12/2009
Numarası
2008/739 (E) ve 2009/950 (K
Suç
Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

916 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:

TCK'nun 206. maddesi gerekçesi ve başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşması için, kişinin beyanı sonucu bir resmi belgenin düzenlenmesi gerekir. Yalan beyanı üzerine kamu görevlisi tarafından henüz belge düzenlenmeden veya düzenlenmesine başlanıp tamamlanmadan fail kendiliğinden gerçeği bildirirse, gönüllü vazgeçmeye ilişkin TCK' nun 36. maddesi uyarınca faile ceza verilmeyecektir. Belge düzenlenmeden veya belgenin düzenlenmesi tamamlanmadan önce gerçek durum başka şekilde öğrenilmiş ise suç teşebbüs aşamasında kalacaktır.

Somut olayda; sanığın, emniyet kemeri kullanmaması ve aracın camlarında film bulunması nedeniyle yapılan işlemler sırasında kolluk görevlilerine ismini "M. E." olarak bildirmesine karşın, henüz tutanak oluşturulmadan araçta bulunan İ.. Ş..'nın beyanı ile gerçek kimliğinin tespit edilip diğer tüm belgelerin de gerçek ismiyle düzenlendiği cihetle; suçun teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde fazla ceza tayini,

Sanığın tekerrüre esas geçmiş hükümlülükleri olmasına rağmen hakkında 5237 sayılı TCK'nun 58. maddesinin tatbik edilmemesindeki isabetsizlik aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.10.2014 gününde Üyelerden Muharrem Karayol'un muhalefeti ile oy çokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Çoğunluk görüşü ile azınlık görüşü arasındaki uyuşmazlık sanığın eyleminin 5237 sayılı TCY'nın 206. maddesinde belirtilen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyana teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkindir.

5237 sayılı TCY'nın 206. maddesinin başlığı “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” olup, “bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi...” şeklinde düzenlenmiştir. Anılan maddede yaptırıma bağlanan suçun oluşabilmesi için sanığın resmi belge düzenlemeye yetkili kamu görevlisine yalan beyanda bulunması ve bu beyanın yetkili kamu görevlisinin görevi sırasında resmi belge düzenlediği sırada yapılması şarttır.

Kişinin beyanı üzerine düzenlenen resmi belge, bildirimin doğruluğunu kanıtlama gücüne sahip olmalıdır. Yani beyanın doğruluğu bu belge ile ispat edilmelidir. Kişinin beyanı yeterli olmayıp, bu beyanın doğruluğunun kamu görevlisi tarafından araştırılması zorunlu ise ve bu araştırma sonucunda bildirimin gerçeğe uygun olmadığı belirlenmiş ise; yalan beyan suçu oluşmayacaktır.

Çünkü kişinin yalan bildirimin bir önemi olmayıp, bu bildirime itibar edilmemekte ve sadece kişinin beyanına itibar edilemeyeceğinden, memurun araştırma zorunluluğu nedeniyle de; belge ispat vasıtası olarak kullanılamamaktadır. Bu beyan resmi belgenin düzenlenmesi için yeterli olmalı ve düzenlenen resmi belge hukuken geçerli bulunmalıdır. Suçun oluşması için yapılan yalan beyandan dolayı bir zarar meydana gelmesi şart olmayıp, zarar olasılığının bulunması yeterlidir.

Kabahatlar Kanununun 40. maddesinde “kimliği bildirmeme” kabahati düzenlenmiş olup, bu maddenin 1. fıkrasına göre;

Görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresi hakkında bilgi vermekten kaçınan veya gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişiye..... idari para cezası verilir.

Maddenin 1. fıkrasında yeralan kabahat fiili ile TCY'nın 206. maddesinde düzenlenen suç arasındaki fark, beyanın resmi belge düzenlenmesi sırasında yapılıp yapılmadığıdır. Kamu görevlisinin görevi nedeniyle resmi belge düzenlediği sırada yalan beyanda bulunulması halinde TCY'nın 206. maddesi uygulanmalıdır. Resmi belge düzenlenmesi sırasında olmayıpta kamu görevinin gereği gibi yerine getirilmesi için, kamu görevlisinin görevi ile bağlantılı olarak sorması halinde kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunulması veya kimlik ve adresle ilgili bilgi vermekten kaçınması halinde Kabahatlar Kanununun 40. maddesi uyarınca idari para cezası verilmelidir.

TCK'nun 206. maddesindeki suçun oluşabilmesi için yalan beyanın resmi belgenin düzenlenmesi sırasında gerçekleşmiş olması gerekir. Kaldı ki; suçun madde başlığı da “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” olması bunu ortaya koymaktadır. Bu suçun teşebbüse elverişli olup olmadığı öğretide de tartışmalıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yakın tarihli 01/04/2014 gün 2013/9-542, 2014/153 Esas – Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; anılan suçun oluşması için sanığın beyanda bulunması yeterli olmayıp, sanığın beyanı üzerine kamu görevlisi tarafından bir belgenin de düzenlenmesi gerekmektedir.

Bu bilgeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; olay günü sanığın sevk ve idaresindeki 20.....

269 plakalı araçla seyir halinde iken trafik polislerince aracın camlarının filmli olduğu ve sürücüsünün emniyet kemeri takmadığı gerekçesiyle durdurulmak istenmiş, trafik polislerince sanığa aracın evraklarını kontrol etmek istediklerini söylediklerinde sanık aracın tescil belgelerini vermiş, sürücü belgesinin ve kimliğinin yanında olmadığını beyan etmesi üzerine bu kez kimlik bilgileri sorulduğunda adının M.

E. olduğunu söyleyerek, araç ve ruhsatını yanında bulunan arkadaşına bırakarak olay yerinde kaçmıştır. Trafik görevlilerince olay yerinden kaçan sanığın gerçek isminin H.. I.. olduğu açık kimlik bilgileri ile tespit edilerek olay tutanağı tutulmuştur. Bu şekilde gerçekleşen ve kamu davasının dayanağını oluşturup sınırlarını çizen iddianamade de eylem “.....kendisine ait kimlik bilgileri yerine köylüsü olan M.

E.'in kimlik bilgilerini kullanarak....” şeklinde anlatılarak kamu davası açılmıştır.

Somut olayımızda sanığın kimlik bilgilerini kullandığı M. E. ismi ile herhangi bir tutanak tutulmamıştır. Trafik görevlilerince sanığın gerçek kimliği olay anında tespit edildiğinden H.. I.. adına (sanığın gerçek ismi) trafik ceza tutanakları bilahare düzenlenmiştir.

Sanığın kimlik bilgilerini kullandığı M. E. ismi ile herhangi bir tutanak düzenlenmediğinden TCK'nun 206. maddesindeki suçun unsurları oluşmamıştır. Zira TCK'nun 206. maddesindeki suç oluşması için yukarıda belirtilen CGK'nun kararında açıklandığı şekilde “resmi belgenin düzenlendiği sırada” yazılmış bir beyan yoktur. Bu açıdan somut olayda M.

E. ismi ile herhangi bir suç tutanağı veya trafik ceza tutanağı düzenlenip düzenlenmeyeceği bile belli değil iken sanığın sorulduğunda ismini M. E. olarak beyan etmesi resmi belgenin düzenlenmesi sırasında yalan beyan suçuna teşebbüs olarak değerlendirilemez. Ancak sanığın trafik görevlilerince sorulduğunda ismini M. E. olarak bildirmesi, yani görevle bağlantılı olarak sorulduğunda kamu görevlisine gerçek kimliğini açıklamaması ve M.

E. olarak belirtmek suretiyle gerçeğe aykırı beyanda bulunması Kabahatlar Kanununun 40. maddesindeki kimliği bildirmeme kabahatini oluşturduğundan çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/29639, K. 2014/16992, 21 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/29639
Karar No
2014/16992
Tarih
21 Ekim 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/29640 K.2014/16976
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2012/29641 K.2014/29062
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/29642 K.2014/17091
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/29643 K.2014/16991
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2012/29644 K.2014/29063
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/29644 K.2014/16972

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.