KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2012/30638 E., 2014/19168 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2014
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık, çekte sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet, kamu davasının düşürülmesine
Karar Metni
663 kelime·3 dk okuma
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, yasal şartları oluşmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü;
I - Sanıklar ... ve ... hakkında mahkemenin daha önce 10.04.2003 gün 2002/61 esas, 2003/71 karar sayılı ilamı ile kurulan hükümlerin kesinleştiği, temyiz talebine konu 10.11.2008 gün ve 2007/12-2008/330 sayılı kararda da adı geçen sanıklar bakımından yeni bir hüküm kurulmadığı, sanık ...'in üzerine atılı suçlardan ... A.Ş'nin (Koçbank'ın) doğrudan doğruya zarar görmeyip sanık ...'e isnat edilen suçlar yönünden kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı, usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan müdahillik kararının hükmü temyiz yetkisi vermeyeceği anlaşılmakla; katılan vekilinin sanıklar... ... ve ... hakkındaki temyiz inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca kısmen istem gibi REDDİNE,
II-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında "hüviyet cüzdanı ve pasaport gibi belgelerde sahtecilik”, sanık ... hakkında "dolandırıcılığa teşebbüs", sanık ... hakkında "sahteciliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik" suçlarından verilen hükümlere yönelik katılan ... A.Ş vekili ile sanık ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'a yüklenen "sahteciliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik" suçunun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş,
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş, hükmolunan ceza miktarı itibari ile sanık hakkında 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK'nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan,
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklar ..., ... ve ... hakkında "hüviyet cüzdanı ve pasaport gibi belgelerde sahtecilik”, sanık ... hakkında "dolandırıcılığa teşebbüs" suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen dava zamanaşımının, sanıkların sorgu tarihi olan 19.03.2002 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden sanıklar hakkında anılan suçlardan açılan kamu davalarının vaki dava zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan ...
A.Ş vekili ile sanık ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
III- Sanıklar ... ve ... hakkında "dolandırıcılık", sanıklar ... ve ... hakkında "nitelikli dolandırıcılık", sanıklar ..., ... ve ... hakkında "çekte sahtecilik" suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılan ... A.Ş vekili, sanıklar ... ve ... müdafileri ile sanık ...'ın temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” ve "dolandırıcılık" suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen, sanıklara yüklenen “çekte sahtecilik” suçunun ise, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve sanıklar lehine bulunan 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesinde tanımlanan suça öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle tabi bulunduğu aynı Yasanın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen dava zamanaşımının suçun işlendiği 10.12.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan ...
A.Ş vekili, sanıklar ... ve ... müdafileri ile sanık ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/30638, K. 2014/19168, 13 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama