KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2012/4104 E., 2012/7829 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- 1-28.02.2001-27.12.2000-28.12.2000.-27.10.2000 tarihli çekler nedeniyle açılan dolandırıcılık suçundan 765 sayılı TCK'nun 102/4,104/2. maddeleri gereğince Ortadan Kaldırma, 2-27.12.2000-30.12.2000-28.12.2000-27.10.2000 tarihli çekler nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e maddeleri gereğince Düşme
Karar Metni
595 kelime·3 dk okuma
3-765 sayılı TCK'nun 342/1, 40. maddeleri gereğince 3 yıl hapis cezası
1-)Sanık müdafinin, yokluğunda verilen ve usulüne uygun olarak 24.07.2009 tarihinde tebliğ edilen hükmü, 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUY.nın 310. maddesinde öngörülen süreden sonra 03.08.2009 havale tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşılmakla, vaki temyiz isteminin aynı yasanın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, 2)Katılanlar vekilinin, katılanlar ... ve ...'ye karşı “dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarının, katılan ...'e karşı ise “dolandırıcılık” suçunun işlendiği iddiası ile açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine ilişkin hükümlere yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırları itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçların işlendiği 27.10.2000, 27.12.2000, 28.12.2000 ve 28.02.2001 tarihlerinden;
katılanlar ... ve ...'ye karşı işlendiği iddia olunan resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ise, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü gereğince suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 204/1 maddesindeki cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
aynı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 18.06.2001 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinin gerekçeleri mahkemece dosya içeriğine uygun biçimde gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3-)Katılan ... vekilinin, sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyizine gelince; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçların uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanığın, müştekiler ... ve ... ile suça konu çekte keşideci olarak görünen ...'yı tanımadığını, kendileri ile her hangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, davaya konu çekin müştekilere kendisi tarafından verilmediğini belirtmesine rağmen, müşteki ... ifadesinde, sanığı 15 yıldır tanıdığını, olay tarihinde sanığa 20 ton polyester lastik sattığını, sanığın da suça konu çeki huzurunda bizzat ciro edip verdiğini belirttiği, davaya katılmasına karar verilen ve çeki tahsil için bankaya ibraz eden müşteki ... ise ifadesinde, diğer müşteki ...'in yanında işçi olarak çalıştığını, sanığın kendilerinden mal aldığını,
karşılığında bu çeki huzurlarında ciro edip verdiğini belirttiği halde, dosyada bulunan 15.04.2002 ve 18.06.2002 tarihli bilirkişi raporlarında çekteki ciro yazı ve imzası ile çekin ön yüzündeki yazı ve imzaların sanığın eli ürünü olmadığının tespit edilmiş olması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde tespiti amacıyla, sanığın şikayetçi ...'den çek tarihine yakın bir tarihte mal aldığına ilişkin fatura, irsaliye veya nakliye belgesi gibi ticari bir belgenin bulunup bulunmadığının araştırılması,
suça konu çekin, sahibinin rızası dışında elinden çıktığına ve bu nedenle ödeme yasağı konulduğuna dair dosyaya yansıyan herhangi bir bilgi belge bulunmaması da dikkate alınarak, keşideci imzasının ...'nın eli ürünü olup olmadığının bilirkişi incelemesi yaptırılarak tespiti, keşideci imzasının ...'nın eli ürünü olmadığının belirlenmesi halinde, ...'nın talimatla alınan 01.07.2004 tarihli ifadesi ile 05.05.2003 tarihli dilekçesinde belirttiği hususların araştırılmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/4104, K. 2012/7829, 7 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama