KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2012/4171 E., 2012/4932 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği, dolandırıcılık
- Hüküm
- ...'a yönelik dolandırıcılık suçu için; 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek 5237 sayılı TCK.nun 157/1, 62/1, 52/2, 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 3750 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin
Karar Metni
614 kelime·3 dk okuma
...'a yönelik dolandırıcılık suçu için; 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek 5237 sayılı TCK:nun 157/1, 62/1, 52/2, 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 3740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin Sahtecilik suçu için; uyarlama yapılmasına yer olmadığına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin
I-Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre 'resmi belgede sahtecilik' suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece duruşma açılarak önceki hükmolunan ceza ile uygulanması gereken 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlar denetime imkan verecek şekilde
gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan hükümlünün yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle resmi belgede sahteciliğe ilişkin hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Hükümlü ... hakkında 'Dolandırıcılık' suçlarından kurulan hükümlere yönelik bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre hükümlünün yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 16.06.2009 gün, 2009/114-161 ve 06.04.2010 gün, 2010/57-75 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere lehe yasanın belirlenmesi yöntemi, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi, 23.02.1938 gün ve 23/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile birlikte değerlendirildiğinde, sabit kabul edilen olaya her iki yasanın ilgili tüm hükümlerinin birbirine karıştırılmaksızın uygulanmak suretiyle ayrı ayrı sonuçlar belirlenmesini ve bunların karşılaştırılmasını gerektirmektedir.
Bu yapılırken önceki hükmün farklı bir madde uygulanmak suretiyle kesinleşmiş olması da lehe yasa uygulamasında hükümlü lehine bir sonuç doğurmayacaktır. Zira lehe Yasa uygulamasında, önceki hükümde uygulanan maddeler değil, sabit kabul edilen olaya yeni yasanın ilgili tüm hükümleri uygulanmak suretiyle elde edilecek sonuç ile önceki hüküm karşılaştırılacaktır. Aksi hal önceki yanılgılı uygulamaların benimsenerek, bu yanılgılara, yeni yanılgıların eklenmesi sonucunu doğurur.
Bu açıklamalar ışığında; önceki hükümde sabit kabul edilen olay, hükümlünün bankanın maddi varlığı olan çekleri kullanarak işlediği dolandırıcılık eylemleri olup, suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 504/3. maddesine uygun olmasına rağmen aynı yasanın 503/1,522 ve 59/2. maddeleri ile tayin olunan cezanın temyiz incelemesi yapılmaksızın kesinleşmesinin hükümlü lehine lehe Yasa karşılaştırılmasında kazanılmış hak teşkil etmeyeceği cihetle;
karşılaştırmanın kesinleşen önceki hüküm ile 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 158/1-f, 62. maddeleri uyarınca yapılması suretiyle belirlenmesi gerektiği ancak 158/1-f bendine göre önceki kesinleşen hükümde uygulanan 765 sayılı Yasanın açıkça hükümlü lehine olduğunun anlaşılması karşısında; uyarlama yapılmasına yer olmadığına ve önceki hükmün aynen infazına” dair karar verilmesi gerekirken lehe Yasa belirlenmesinde hata sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Kabule göre de; dolandırıcılık suçları için öngörülen hapis cezalarının alt sınırdan tayin olunmasına rağmen yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden adli para cezalarına esas alınması gereken tam gün sayılarının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/4171, K. 2012/4932, 9 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama