KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2012/6613 E., 2013/13639 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
- Hüküm
- 1)Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan: Beraat
Karar Metni
518 kelime·3 dk okuma
2)Sanık ... hakkında sahte nüfus cüzdanı düzenlemek ve kullanmak ile nitelikli dolandırıcılık suçlarından: 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesi gereğince kamu davasının ortadan kaldırılması
I-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında "dolandırıcılık" suçundan açılmış olan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; yüklenen suçun cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı tarihlerden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin zamanaşımının gerçekleşmediğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanık ...'in "dolandırıcılık" suçundan beraatine dair hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; yüklenen suçun tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 26.06.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA,
ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
III-Sanık ... hakkında "dolandırıcılık" ve "nüfus cüzdanında sahtecilik" suçlarından açılmış olan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair hükme yönelik katılan vekilinin, sanık ...'in "resmi belgede sahtecilik" suçundan mahkümiyetine dair hükme yönelik olarak da müdafiinin temyiz itirazlarına gelince:
Kabule göre; sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK.nun 204/1-3. maddeleri uyarınca tayin olunan hapis cezasından anılan Yasanın 43/1. maddesi uyarınca 1/3 oranında arttırım yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bu hususa ilişen bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1-UYAP kanalı ile mernis üzerinden alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğinden ...'ın hükümden önce 15.11.2005 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkındaki kamu davasının TCK.nun 64. maddesi uyarınca düşürülmesi yerine, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde yer alan “lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü karşısında, sanık ... hakkında suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanıp, leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerekirken, bu ilkelere uyulmadan ve denetime olanak vermeyecek şekilde 5237 sayılı Yasa hükümlerinin lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/6613, K. 2013/13639, 25 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama