KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2012/9635 E., 2012/15292 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
- Hüküm
- Davanın, vasıf değişikliğine göre, dava zamanaşımının dolması nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması
Karar Metni
472 kelime·2 dk okuma
1- Sanıklar ... ve ... ile birlikte kurdukları ASCOR firmasının DAB (Döviz alım belgesi) grubu elemanı olarak çalışan sanıklar, Türk Ekonomi Bankası İzmir şubesinde görevli sanıklar ile Özbelge Motobiklet Bisiklet ve Day. Tük. Mal. Tic. San.
AŞ yetkilisi olan sanıkların adı geçen banka şubesine sahte döviz alım belgesi düzenletip bu belgeleri kullanarak 1996-1998 yılları arasında hayali ihracat yaptıklarının bu suretle resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia olunmasına,
Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından düzenlenen 20.09.2002 gün ve 163/19-16/16 sayılı inceleme raporuna göre ASCOR tarafından organize edilmiş hayali ihracat fiilleri sırasında Ek 4'teki liste kapsamında 167 firma adına düzenlenmiş 30.000 civarında gümrük beyannamesi konusu ihracat bedeli dövizlere ilişkin döviz alım belgelerinin sahte olduğunun, sahteliği iddia olunan Döviz Alım Belgesi kullanılarak en son düzenlenen gümrük çıkış beyannamelerinin 1998 yılına ait olup, anılan soruşturma raporunda Döviz Alım Belgeleri kullanılarak,
inceleme konusu olayda olduğu gibi döviz kredilerinden kaynaklanan taahhütlerin kapatılmasında esas tutulan bu belgelere itibar edilerek ihracatın yapıldığı kabul olunup döviz kredilerinin kapatıldığının belirtilmesi, döviz alım belgesi (DAB) ve döviz satım belgesi (DSB) düzenleyen bankaların bu işlemler nedeniyle alım satımı yapan müşterilerden komisyon geliri elde edip fiktif belge düzenlemekle bankaların da maddi çıkarı bulunduğu nazara alınarak adı geçen bankaların Gümrük Çıkış Beyannamelerinde kullanılan Döviz Alım Belgelerinin kayıtlarına işlenip işlenmediği sorulup buna ilişkin belgeler de getirtilip,
ayrıca anılan bankalar hakkında suça konu yıllarla ilgili kambiyo mevzuatı açısından soruşturma raporu düzenlenip düzenlenmediği, Hazine Müsteşarlığından sorulup, gerektiğinde bankacılık, kambiyo ve gümrük mevzuatından anlayan bilirkişi kurulundan rapor alınarak Döviz Alım Belgesinin en son kullanılma, dolayısıyla suç tarihi saptanıp,
“resmi belgede sahtecilik” suçuna göre zamanaşımı süresinin gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden ve eksik araştırma neticesinde suç tarihinden hüküm tarihine kadar 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e ve 67. maddelerindeki 12 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi,
2-5237 sayılı TCK.nun 67/1. maddesindeki; "soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hâllerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur." şeklindeki düzenlemeye göre, sanık ... hakkında "kaçak olması ve yurtdışında yakalanması" nedenleriyle, 11.02.2009 tarihinde 5271 sayılı CMK'nun 247/1 maddesi göndermesi ile aynı Kanunun 248/5 maddesi gereğince tutuklama kararı verilerek,
iadesi için T.C. Adalet Bakanlığı'na tezkere yazılması nedeniyle, 11.02.2009 tarihinden itibaren kaçaklık kararının kaldırılmasına kadar sanık açısından dava zamanaşımının duracağının gözetilmemesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/9635, K. 2012/15292, 17 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama