KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2012/9717 E., 2013/14520 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Özel belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 689. maddesi uyarınca vadesi gösterilmemiş olan bononun görüldüğünde ödenmesi şart olan bir bono sayılmasına göre, bonoda vade tarihinin mecburi değil ihtiyari unsur olarak kabulünün gerekmesi karşısında, tebliğnamede yazılı düşünceye bu yönüyle iştirak olunmamış, ancak 6762 sayılı TTK’nun 688.
(6102 sayılı Kanunun 776.) maddesinin 6. fıkrası uyarınca senet metninde bulunması zorunlu unsurlardan olan "tanzim yerinin” bulunmaması halinde senedin özel belge niteliğinde olacağı cihetle, dosyada sureti bulunan suça konu senetlerde açıkça düzenleme yeri belirtilmediğinden ve senedi düzenleyenin ismi yanında yazılı adreslerin de hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde anlaşılabilir bir idari birim adını ifade etmediğinden, suça konu senetlerin bono vasfını haiz olmayıp, özel belge niteliğinde olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen değişen suç vasfına göre "özel belgede sahtecilik" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/9717, K. 2013/14520, 7 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama