KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2013/1001 E., 2014/20646 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
- Hüküm
- Her iki suçtan mahkumiyet
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma
TCK'nun 268. maddesinde düzenlenen başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması gerekmekte olup.
5237 sayılı TCK’nun 179/3. maddesinde düzenlenen; alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle “emniyetli bir şekilde” araç kullanamayacak kişinin, bu halde araç kullanması suçu kasıtla işlenebilecek bir suçtur.
Alkol ve uyuşturucu maddenin sırf kullanılmış olması bu suçun oluşması için yeterli olmamakla birlikte Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde araç kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği,
bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, ancak böyle bir tespit yapılmamış olsa bile bireysel farklılıkları da elimine edebilecek şekilde 1.00 promil ve yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin, güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin bilimsel olarak kabulü gerektiği cihetle,
somut olayda 1.15 promil alkollü olarak araç kullandığı sırada aracı görevlilerce durdurulan sanığın ibraz ettiği sahte sürücü belgesine göre idari yaptırım düzenlenmesi şeklindeki eylemde, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun unsurları oluşacağı dolayısıyla iftira suçu da meydana geldiğinden ayrıca resmi belgede sahtecilik suçu yönünden mahkemenin teşdit uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncelerine iştirak olunmamış, kasten işlenmiş suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak,
kazanılmış hakka konu yapılmayan 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görülmüştür.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2013/1001, K. 2014/20646, 2 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama