KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2013/10351 E., 2015/25829 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanığın sahibi bulunduğu ... plaka sayılı çekici ve römorka ait motorlu araç trafik tescil belgelerinin arka yüzünde bulunan, 1 ve 2. sıradaki 16.08.2007 ve 14.08.2009 tarihli muayene işlemlerinin sahte olduğu iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması sonucunda, mahkemece her ne kadar sanık hakkında çekici ve römork ayrı ayrı değerlendirilmek suretiyle iki kez zincirleme biçimde işlenen resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verilmiş ise de, 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesine göre “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında,
değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı,
bu durumda aynı anda ele geçirilen çekici ve römorka ait suça konu belgelerdeki aynı tarihli muayene işlemlerinin farklı zamanlarda düzenlendiğine dair delil bulunmaması karşısında, zincirleme suç koşullarının oluşmadığı ancak belge sayısı ve çeşitliliğinin temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınarak tek bir resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği ve suça konu iki adet muayene işleminin birer yılı aşkın zamanlarda ayrı ayrı yapıldıklarının dosya kapsamından anlaşılması karşısında,
her muayene işleminin yenilenen kasıt altında işlenen bağımsız suçları oluşturacakları da gözetilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2013/10351, K. 2015/25829, 29 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama