KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2013/18127 E., 2015/29402 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2015
- Tebliğname No
- 11 - 2012/134944
- Mahkemesi
- Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 23/11/2011
- Numarası
- 2011/93 (E) ve 2011/730 (K
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, iftira
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1. Sanık M.. K..'un suça konu sahte senedi düzenlettiren kişi kendisi olduğu halde, şirketi adına sahte senet düzenlendiğinden bahisle suç duyurusunda bulunarak müşteki E.. Ö.. ve M.. K.. hakkında soruşturma başlatılmasını sağlamak şeklinde gerçekleşen eyleminin doğrudan TCK'nun 267/1. maddesine uyduğu gözetilmeden, TCK'nun 268. maddesinin delaletiyle 267/1. maddesi uyarınca cezalandırılması,
2. 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı; sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının 1. bendinin b fıkrasının ilk paragrafından “268/1 maddesi delaletiyle aynı yasanın” ibaresi ile TCK'nun 53. maddesinin tatbikine ilişkin paragraflar çıkartılarak,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2013/18127, K. 2015/29402, 8 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama