KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2013/21767 E., 2014/3546 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2014
- Tebliğname No
- 11 - 2012/188169
- Mahkemesi
- Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 19/07/2010
- Numarası
- 2009/849 (E) ve 2010/302 (K
- Suç
- Mühür Bozma
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1) 5271 sayılı CMK'nun 231/11. fıkrasında yer alan, "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.
Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurulabilir" şeklindeki düzenleme karşısında, mahkemece duruşma açılıp, yapılan yargılama sonucuna göre aynı Kanunun 230. maddesi uyarınca hüküm fıkrasında bulunması gereken bütün hususlar gözetilerek yeniden hüküm kurulması ve bu hükmün açıklanması gerektiği gözetilmeden,
savunma hakkını kısıtlayacak biçimde duruşma açılmaksızın karar verilmesi,
2) Dairemizin 2012/15954 esasına kaydedilen Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/894 esas sayılı dava dosyası ile bu dosyasının birlikte incelenmesi sonunda; tutanaklar arasındaki zaman farkı da dikkate alındığında fiili kesintinin oluştuğu, ancak, her iki davanın iddianame tarihlerinin, tutanakların tarihinden sonra olması nedeniyle hukuki kesintinin oluşmadığı, diğer bir deyimle her iki tutanağın da, 17.09.2009 tarihli ilk iddianameden önce düzenlenmiş olduğu,
her bir tutanak ayrı davaların konusu yapılsa da, 09.07.2009 tarihli ikinci tutanakla tespit edilen fiilin, 30.06.2009 tarihinde işlenen suçun teselsülü niteliğinde olduğundan 2009/894 esas sayılı dava ile bu davanın birleştirilerek, TCK'nun 203 ve 43. maddelerinin uygulanması suretiyle tek hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2013/21767, K. 2014/3546, 27 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama