KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2013/22491 E., 2013/19274 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve görevi kötüye kullanmak
- Hüküm
- 1-Nitelikli dolandırıcılık suçundan ve görevi kötüye kullanmak suçundan; kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma
3-Resmi belgede sahtecilik: Sabit olmayan müsnet suçtan beraatine Tedavi gören diğer hastalarla ilgili yapılan eylemle ilgili olarak gereğinin takdir ve ifası için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulmasına
I- Sanık hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçundan kurulan hükme yönelen katılan vekilinin temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı suçun işlendiği tarihten hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle düşürüldüğü gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- Sanık hakkında “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" ve “görevi kötüye kullanmak” suçlarından kurulan hükme yönelen katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun'un 8. maddesinin “Soruşturma izni, şikayet, ihbar veya iddia konusu olaylar ile bunlara bağlı olarak ileride soruşturma sırasında ortaya çıkabilecek konuları kapsar. Soruşturma sırasında izin verilen olay ve konudan tamamen ayrı veya farklı bir suç olarak nitelendirilebilecek bir fiil ortaya çıktığında, yeniden izin alınması zorunludur.
Suçun hukuki niteliğinin değişmesi, yeniden izin alınmasını gerektirmez." hükmünü içerdiği, Gebze Kaymakamlığının 06.01.2009 tarihli kararıyla; suç döneminde Köklüçeşme ve Darıca 2 no.lu Sağlık Ocağında doktor olarak görev yapan sanık hakkında, 2002-2003 yıllarında usulsüz reçete tanzim etmek olayından soruşturma izni verildiği, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının23.12.2010 tarihli iddianamesinin de soruşturma izniyle uyumlu olarak;
doktor olan sanığın, hak sahiplerinin bilgisi dışında ve tedavilerine dayanmayan reçete tanzim ettiği iddiasıyla eylemlerinin 15.10.2003 tarihinde son bulduğundan zincirleme şekilde kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, nitelikli dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanmak suçlarından kamu davası açıldığı, ancak mahkemece hükmün sadece tanık ...’a yazılan reçete ile sınırlandırıldığının anlaşılması karşısında. 5271 sayılı CMK'nun 225.
(1412 sayılı CMUK'nun 257 ve 150.) maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 23.12.2010 tarihli iddianamesinde sanığın zincirleme şekilde sahte içerikli reçete düzenlediğinden dava açılmış, sanık hakkında verilen soruşturma izninin de sahte reçete düzenleme olaylarına ilişkin olması gözetilerek gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi amacıyla; öncelikle dosya arasında sonuç kısmı bulunan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının sanık hakkında düzenlenmiş teftiş raporunun getirtilip incelenmesi,
yine bu soruşturmada sanığın 28.03.2008 tarihli ifadesi sırasında kendisine isimleri okunan ve sanığa muayene olmadıklarını söyledikleri belirtilen hastaların duruşmaya çağrılarak sanığa muayene olup olmadıkları, reçete muhtevası ilaçları alıp almadıklarının sorulması, toplanan delillerin sonucuna göre; tanık ...'ın karnesini bıraktığını söylediği Gölcük İlçesi ile,
reçetenin fatura edildiği belirtilen sanığın eşinin eczanesinin bulunduğu Karamürsel İlçesi ve sanığın çalıştığı sağlık ocağının bulunduğu Darıca İlçesi arasındaki mesafelere göre bu şekilde reçete düzenlenerek fatura edilmesinin tesadüfe dayalı olmayıp hayatın olağan akışına aykırı bulunması da dikkate alınarak, sanığın hukuki durumu ve suç vasfının tayin edilmesi gerekirken; eksik soruşturma sonucu tanık ...'ın birbiriyle çelişen savunmaları gerekçe gösterilerek yazılı şekilde sınırlı kovuşturmayla karar verilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2013/22491, K. 2013/19274, 17 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama