KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2013/5772 E., 2013/9451 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik bilgisinin kullanılması
- Hüküm
- A- Asıl karar nedeniyle;
Karar Metni
484 kelime·2 dk okuma
1- Resmi belgede sahtecilik suçundan; TCK'nun 204/1, 43/1, 62 ,53. maddeleri gereği 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına 2- Özel belgede sahtecilik suçundan; TCK'nun 207/1, 43/1, 62, 53. maddeleri gereği 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına 3- Başkasına ait kimlik bilgisinin kullanılması suçundan; TCK'nun 268. maddesi dalelatiyle 267/1, 43/1, 62, 53. maddeleri gereği 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına B- Ek karar nedeniyle; temyiz talebinin reddine
Hüküm ve kararlarda yasa yolu bildiriminin; yasa yolu, mercii, şekli ve süresini de kapsayacak şekilde açıkça anlaşılabilir ve her türlü yanıltıcı ifadeden uzak biçimde belirtilmesi zorunlu olup yüze karşı kurulan hükümde yasa yoluna başvuru için sürenin başlangıcının yanılgıya yol açacak biçimde tefhim veya tebliğden itibaren şeklinde gösterilmek suretiyle sanığın yanıltıldığı anlaşılmakla, temyizinin süresinde yapıldığının kabulü ile 19.01.2011 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Suça konu sahte nüfus cüzdanlarında isimleri geçen şahısların gerçek kişi olmaları halinde eylemin adına sahte belge düzenlenen kişi sayısınca 5237 sayılı Yasanın 204/1. maddesinde öngörülen ayrı bağımsız resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilerek belgelerdeki kimlik bilgilerinin gerçek kişiye ait olup olmadığının araştırılmaması hususu aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
adına sahte belge düzenlenenlerden Mustafa Ayaz’ın gerçek kişi olduğunun dosya kapsamından anlaşılması ve sanığın 31.10.2009 tarihli Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesindeki sorgusunda iki kez iki ayrı tarihte resim götürerek sahte kimlik yapılmasını sağladığına dair beyanı karşısında da, zincirleme suç hükümlerinin uygulanacağını kabul eden mahkemenin takdirinde isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki (1) nolu bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
1- Sanığın resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen “resmi belgede ve özel belgede sahtecilik” suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- Başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçuna yönelik temyize gelince;
Ankara Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince sanığın durumundan şüphelenilmesi üzerine durdurularak üzerinde yapılan aramada suça konu belgelerin ele geçirilmesinden ibaret olayda; sanığın gerçek kimliği üzerinden soruşturma işlemlerinin yürütüldüğü, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemediği, başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullandığı gerçek kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği cihetle, 5237 sayılı TCK'nun 268. maddesinde düzenlenen iftira suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2013/5772, K. 2013/9451, 5 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama