KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2013/6767 E., 2015/23870 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2015
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Resmi belgenin düzenlenmesi sırasında yalan beyan suçunun oluşması için, kişinin açıklamaları üzerine yetkili bir kamu görevlisi tarafından resmi bir belgenin düzenlenmesi ve düzenlenen resmi belgenin, beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gerekir.
Yalan beyanın tek başına kanıtlama gücünün bulunmadığı, bu beyana rağmen görevlinin, beyan edilen hususların doğruluğunu araştırıp da belgeyi sonra düzenlemesinin gerekli olduğu takdir, belgeye dayanak oluşturan bilgi, yalan beyan olmayıp görevlinin araştırması sonucu ulaştığı bilgi olduğundan yine beyan olunan bilgiler ilgili memur ya da makamın başkaca araştırma yapmasını, belge incelemesini gerektirirse ve yalan beyan üzerine memurun kandırılamaması neticesinde doğru şekil belge oluşturulması durumunda anılan suçun oluşmayacağı açıktır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde ; sanığın ... plakalı aracı sahte sürücü belgesi ile kullandığının ve üzerinde bir kaç tane başkasına ait sürücü belgesi olduğunun ihbarı üzerine, polis memurlarının araştırması sonucu aracın sağlık ocağı önünde park halinde sürücü koltuğunda sanığın olduğu halde bulunduğu, görevlilerin sanıktan sürücü belgesini istemeleri üzerine sanığın kendisine ait olduğunu söyleyerek ...'e ait (gerçek) sürücü belgesini verdiği,
belge üzerindeki fotoğrafın sanığa ait olmadığını anlayan polislerin sanıktan nüfus cüzdanını istemeleri üzerine sanığın, hiç sürücü belgesinin olmadığını ve verdiği sürücü belgesinin abisi İsmail'e ait olduğunu beyan ettği ve yanında bulunan Vahit Küçük Kalay'a ait gerçek sürücü belgesini de görevlilere teslim ettiği anlaşılmakla, olayda resmi belge düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2013/6767, K. 2015/23870, 16 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama