KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2013/8921 E., 2015/25552 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Özel belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez,
evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Kanun hükümlerine göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiş,
Kabule göre de;
2- 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesine göre, aynı anda gerçekleşen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı cihetle; suça konu sözleşmelerin farklı zamanlarda düzenlendiğine ilişkin delil olmadığı gibi, sözleşmelerde düzenlenme tarihlerinin bulunmaması ve hatların hepsinin aynı tarihte aktive edildiği de göz önüne alındığında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığı, ancak belge sayısı ve çeşitliliğinin temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınması gerektiği gözetilmeden TCK'nun 43. maddesinin tatbiki ile cezada artırıma gidilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2013/8921, K. 2015/25552, 20 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama