KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2013/9907 E., 2015/25616 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma
Her ne kadar sanığın adli sicil kaydındaki ilamlar 3167 sayılı Yasa nedeni ile verilmiş mahkumiyetler olsa da, yerel mahkemece “sanığın sabıka kaydı tekerrüre esas olmasa da, sabıkalı oluşu, mahkememizde aynı suçu başka mağdurlara karşı işlediğine dair iddialar içerir başkaca dosyaların bulunuşu, suç işlemeye meyilli yapısı nazara alındığında, mahkememiz nezdinde bir daha suç işlemekten çekineceği yönünden olumlu kanaat oluşmadığından, sanık hakkında CMK’nun 231/5 ve TCK’nun 51/1. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, denilmek suretiyle kanaat belirtildiği cihetle, tebliğnamenin bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1-Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait olup, suça konu ve sahte olduğu kabul edilen senedin incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılıp, gerekçede aldatıcılık yeteneği irdelenerek, denetime olanak verecek şekilde suça konu belge aslı dosya içerisinde de bulundurulmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-Adli emanetin 2011/62 sırasında kayıtlı suça konu senedin delil olarak dosyada saklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi,
3-5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (d), (e) bentlerinde yer alan hak yoksunluklarının hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2013/9907, K. 2015/25616, 21 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama