KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2014/10219 E., 2016/224 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- İftira, resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma
TCK'nun 268. maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için; failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması, TCK'nun 267/1. maddesinde tanımlanan “iftira” suçunun oluşması için ise, yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunmak suretiyle işlemediğini bildiği halde hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat etmesi gerekir.
TCK'nun 206. maddesindeki "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak" suçunun oluşabilmesi için, sanığın açıklamaları üzerine oluşturulan resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gereklidir. Beyanı alan memur bu beyanın doğruluğunu araştırıp tahkik etmek ve daha sonra edindiği kanaate göre resmi belgeyi düzenlemek durumunda ise, bir başka ifade ile resmi belge sadece sanığın beyanına göre değil de memur tarafından yapılacak inceleme sonucuna göre meydana getirilmekte ise maddede tanımlanan suç oluşmayacaktır.
Somut olayda. 13.03.2010 tarihli tutanak içeriğine göre, hakkında gerçek kimlik bilgileri ile başka suçlardan yakalama kararı bulunan sanığın ihbar üzerine evine gelen görevlilerce kimliği sorulduğunda, ... adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesini sunması üzerine, tedirginliği ve çelişkili bilgiler vermesi,
ihbar içeriğine göre de, ... olabileceğinden şüphelenilerek incelenmek için karakola götürülmesi sonucunda yapılan araştırmada, gerçek kimliğinin tespit edilerek tutanağın bu kimlik bilgileri ile düzenlenmiş olması karşısında, yukardaki açıklamalar doğrultusunda 5237 sayılı TCK'nun 268 ve 206. maddelerindeki suçların unsurlarının oluşmayacağı cihetle tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiş, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2014/10219, K. 2016/224, 14 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama