İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2014/13026 K.2014/20135

Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in; mahkumiyetlerine Sanık ...'ın kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği eyleminden; mahkumiyetine

Esas2014/13026Karar2014/20135Tarih25 Kasım 2014Okuma6 dk · 1.251 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2014/13026 E., 2014/20135 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Kasım 2014
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Nitelikli dolandırıcılık ve görevi savsama, kamu görevlisinin ve kamu görevlisi olmayanın resmi belgede sahteciliği, görevi ihmal
Hüküm
Sanıklar ... ve ...'in; kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği eyleminden; beraat Sanıklar ..., ... ve ...'ın; görevi savsama eyleminden; zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.251 kelime·6 dk okuma

Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in; mahkumiyetlerine Sanık ...'ın kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği eyleminden; mahkumiyetine

Sanıklar ..., ... ve ...'nun dolandırıcılık ve görevi savsama eylemlerinden; zamanaşımı nedeniyle davaların ortadan kaldırılması Katılan ... vekilinin temyizinin sanıklar ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan beraat hükmü ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında dolandırıcılık ve görevi savsama suçlarından kurulan ortadan kaldırma hükümlerine yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

Sanıklar ... ve ... hakkında 13.07.2009 tarih ve 2009/988 iddianame numarası ile kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan, sanık ... hakkında 30.04.2002 tarih ve 2002/42 iddianame numarası ile dolandırıcılık suçundan açılan kamu davaları hakkında hüküm bulunmadığından mahallinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.

1-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında dolandırıcılık ve görevi savsama suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılan ... vekilinin temyiz itirazlarının incelelenmesinde;

Sanıklar hakkında 20.04.2004 tarihli iddianame ile 765 sayılı TCK'nun 240. maddesini ihlal ettikleri iddiası ile açılan kamu davasının, Fatih 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin eylemin aynı Yasanın 504. maddesine uyduğu gerekçesi ile 12.05.2005 tarihinde verilen görevsizlik kararı üzerine yargılama yapan İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesince İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/159 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği,

açılan kamu davasında anlatılan eylemle ilgili olarak hem 20.04.2004 tarihli iddianame hem de bu iddianameye dayalı olarak 12.05.2005 tarihli görevsizlik kararı ile açılan davaların tek bir eylem ve dava olduğu halde, iki ayrı eylem kabul edilerek görevi savsama ve dolandırıcılık suçlarından iki hüküm kurulmuş olduğu ancak yüklenen eylem yönünden zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesiyle isabetli olarak düşme kararları verildiği anlaşıldığından, işaret edilen hukuka aykırılık bozma nedeni yapılmamıştır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanıklara yüklenen yukarıdaki suçların yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,

2-Sanıklar ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan ... vekilinin temyiz itirazlarının incelelenmesinde;

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanıklara yüklenen “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabii olduğu,

suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık asli zamanaşımının, kesici son işlem olan sorgularının yapıldığı 04.07.2002 ve 29.03.2003 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen asli zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,

3-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olarak sanıklar müdafilerince yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanıklar hakkında farklı tarihlerde düzenlenen iddianameler ve lüzumu muhakeme kararında özetle; sanıklardan ...'ın “...

Medikal” isimli medikal malzeme temini ve satışı yapan şirketin yetkilisi olup hastanelerdeki diz ve kalça ameliyatlarında kullanılan protezleri ithal eden firmalardan temin ederek ameliyatı yapan doktorlara teslim etmeye ilişkin iş ve işlemleri takip ettiği, ismi geçen diğer sanıkların farklı kamu hastanelerinde görevli bu ameliyatları yapan doktorlar veya bu ameliyatı gerçekleştiren ekip içerisinde olmasa bile sarf malzemelerinin ödenmesi için düzenlenen evraklara (gereklilik ve kullanıldı raporları) mevzuat gereği kontrol edip imzalamaya yetkili klinik şefi, anabilim dalı başkanı gibi idari görevleri de bulunan doktorlar oldukları,

diz veya kalça kırığı ameliyatlarında kullanılıp sosyal güvenlik sistemince bedeli karşılanan protezlerin bedellerinin fatura edilip geri alınması aşamasında, ameliyatlarda daha ucuz olan protezler kullanıldığı halde daha pahalı protezler kullanılmış gibi belgeler düzenleyerek veya düzenlenen belgeleri içeriğinin sahte olduğunu bilerek imzalanıp onaylayarak kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davalarında;

Tüm dosya kapsamına göre; kalça ve diz problemleri nedeniyle tedavi gören hastaların yapılan ameliyatlarında protez takılması gerekenler yönünden öncelikle bu gerekliliğin doktorlarca tespit edilip belirlendiği, ameliyattan önce asistan doktorlar tarafından takılacak protezin set halinde medikal firma yetkilisine sipariş edildiği, zira protez takılması gereken ameliyatlarda hangi protezin takılacağına (ebat vs. yönünden) ameliyat işlemi sırasında denenerek karar verileceğinden, bu tür ameliyatlarda protezlerin set halinde ameliyat öncesinde medikal firma yetkilisi tarafından hazır edilmesinde tıbbi zorunluluk bulunduğu,

ameliyatla protez takıldıktan sonra bu protezi temin eden firmanın protez bedellerini alabilmek için reçete, gereklilik ve kullanım raporları gibi belgelerin ameliyatlardan sonra topluca medikal firma yetkilisi tarafından hazırlandıktan sonra sanık doktorlar tarafından onaylanıp imzalandığı anlaşılmaktadır.

Her ne kadar yapılan ameliyatlarda kullanılan protezlerin (örneğin stelkast marka) daha ucuz protezlerden temin edilip hastaya takılmasına rağmen daha pahalı (örneğin concensus marka) protezler ameliyatlarda kullanılmış gibi içeriği itibariyle sahte belgeler düzenlendiği iddia edilmiş ise de; ameliyatlarda sarfedilip kullanılan stelkast marka protezlerle, kullanılmış gibi gösterilen concensus marka protezlerin nerdeyse birbirinin aynı olacak şekilde benzerlik göstermeleri, her iki markadaki protezlerin kalite bakımında muadil olup fiyatları arasında fark olmaması,

suç tarihlerinden sonra Sosyal Güvenlik Kurumunun stelkast marka protezlerin de ameliyatlarda kullanılabileceğine ilişkin anlaşmaların yapılması, doktor olan bir kısım sanıkların bu ameliyatlara girmeyip mevzuat gereği düzenlenen belgelere imza atmaları, bir kısım sanıkların çok cüzi sayıda yaptıkları ameliyatlarla ilgili belgelerin sahte olduğunun iddia edilmesi, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun tüm hastanelere gönderdiği “bu tür ameliyatlarda muadil protezlerin kullanılabileceğine dair yazısı”, ameliyat dosyalarında ve ameliyat raporlarında, takılan protezlerin gerçek isminin yazılıp barkodlarının yapıştırılması,

içeriği itibariyle sahte olarak düzenlendiği iddia edilen belgelerin ameliyatlardan sonra topluca medikal firma yetkilisince düzenlenip sanık doktorlarca güven ilişkisine dayanılarak imzalanıp onaylanması, her ne kadar sahtecilik suçlarında somut bir zararın meydana gelmesi aranmamakta ise de doktor olan sanıkların suç kastının belirlenmesi bakımından içerik itibariyle sahte olarak düzenlenen belgeler neticesinde herhangi bir kamu zararının meydana gelmemesi gibi hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde;

doktor olan sanıkların zarar verme bilinç ve iradesi ile sahtecilik kastıyla hareket ettiklerinin söylenemeyeceği gibi medikal firma yetkilisi tarafından düzenlenen ve suçun konusunu oluşturan belgelerin sahte olduğunu bilerek imzalayıp onayladıklarının kabul edilemeyeceği, gerekli özen ve dikkati göstermeyip ameliyat raporlarını ve dosyalarını kontrol etmeden medikal firma yetkilisinin ameliyat sonrası düzenlediği belgeleri gerekli denetimi yapmadan imzalayıp onaylamak şeklindeki eylemlerinin görevi ihmal suçunu oluşturabileceği,

“... medikal” yetkilisi sanık ...'ın eyleminin ise kamu görevlisi olmayanın resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturacağı, değişen suç vasıfları nedeniyle doktor olan sanıklar ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in sübutu halinde eylemlerine uyan görevi ihmal suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine;

sanık ...'ın eylemine uyan “kamu görevlisi olmayanın resmi belgede sahteciliği” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 765 sayılı TCK'nun 102/4 , 104/2, 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 25.11.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2014/13026, K. 2014/20135, 25 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2014/13026
Karar No
2014/20135
Tarih
25 Kasım 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2014/13026 K.2014/25306
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2014/13027 K.2014/28404
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2014/13028 K.2014/28450
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/13028 K.2014/18582
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/13030 K.2014/18792
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2014/13031 K.2014/28412

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.