KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2014/18501 E., 2016/2395 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma
I-) Sanık ...'un hakkında verilen beraat hükümleri ile Sanık ... hakkında verilen resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçuna dair mahkumiyet hükümlerine yönelik 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğunun sanıkların kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık ...'un hakkında elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, sanık ... hakkında ise toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştirilen husus dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında verilen dolandırıcılık suçundan kurulan hükme ilişen temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
1-Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Katılan ... ile sanık ...'ün kayınpeder-damat olduklarını beyan etmeleri ve 5237 sayılı TCK'nun 167/1-b maddesindeki dolandırıcılık suçuna ilişkin üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın zararına işlenmesi halinde ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz” şeklindeki düzenleme karşısında; suç tarihinde katılan ile sanık arasında maddede belirtildiği şekilde hısımlık ilişkisi bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik inceleme ile karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
a) Sanığın eylemi teşebbüs safhasında kaldığından 5237 sayılı TCK'nun 35. maddesi uyarınca cezasından indirim yapılırken adli para cezasında 3/4 oranında indirim yapıldığı halde hapis cezasında indirim yapılması,
b) 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun sanıkların sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2014/18501, K. 2016/2395, 16 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama