KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2014/21269 E., 2016/1344 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Çocuk Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma
TCK'nun 206. maddesindeki "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak" suçunun oluşabilmesi için, sanığın açıklamaları üzerine oluşturulan resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gereklidir. Beyanı alan memur bu beyanın doğruluğunu araştırıp tahkik etmek ve daha sonra edindiği kanaate göre resmi belgeyi düzenlemek durumunda ise, bir başka ifade ile resmi belge sadece sanığın beyanına göre değil de memur tarafından yapılacak inceleme sonucuna göre meydana getirilmekte ise maddede tanımlanan suç oluşmayacaktır.
TCK'nun 268. maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için; failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması, TCK'nun 267/1. maddesinde tanımlanan “iftira” suçunun oluşması için ise, yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunmak suretiyle işlemediğini bildiği halde hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat etmesi gerekir.
Somut olayda; suça sürüklenen çocuğun suç şüphesiyle yakalanması üzerine yapılan adli soruşturma sırasında ismini kendi beyanına göre yeğeni olan "Alican Cezveci" olarak bildirdiği, kolluk görevlileri ile yapılan sözlü görüşme sırasında henüz tutanak düzenlenmeden gerçek kimlik bilgilerinin öğrenildiği olayda; TCK'nun 268/1. maddesi delaleti ile 267/1. maddesinde öngörülen "iftira" suçunun unsurları oluşmadığı gibi Alican Cezveci adına düzenlenmiş bir belge bulunmaması nedeniyle TCK'nun 206/1. maddesinde tanımlanan suçun da gerçekleşmediği, ancak eylemin 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40/1. madde ve fıkrasında düzenlenen “kimliğini gizleme” kabahatini oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak suça sürüklenen çocuğun lehine bulunan ve eylemine uyan 5326 sayılı Yasanın 40/1. maddesinde öngörülen idari para cezasının miktarına göre 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 20/2-c maddesinde yazılı soruşturma zamanaşımının,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2014/21269, K. 2016/1344, 22 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama