KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2014/4001 E., 2016/762 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
1- Sanıklar hakkında, çalıntı araca sahte belge düzenleyerek satmaya çalıştıkları iddiasıyla resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında; belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri mahkemeye ait olduğu cihetle, emanette kayıtlı belgelerin getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya arasında bulundurulması gerektiği gözetilmeden iğfal kabiliyetinin ne şekilde oluştuğu da kararda tartışılıp değerlendirilmeden yine sanık ...' in suça konu belgeler olduğu halde aracı kendisinin satın aldığını söylemesi,
sanık ...' ün ise söz konusu aracı borcuna karşılık diğer sanık ...' den satmak için aldığını söylemesi karşısında, sanık ...' ün sahtecilik eylemine ne şekilde iştirak ettiği ve belgelerin sahte olduğunu bilerek kullandığına ilişkin sübut delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2- 5237 sayılı TCY'nın 43. maddesinde "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında, 765 sayılı TCY'nın 80. maddesinden farklı olarak aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağının bulunmadığı cihetle; söz konusu araca ait motorlu araç tescil ve trafik belgesiyle plakaların aynı anda ele geçtiği gözetildiğinde vekaletnamenin hangi tarihte ibraz edildiği tespit edilerek sonucuna göre zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılmaması,
3- Suça konu vekaletnamenin aldatma kabiliyetini taşıması halinde, TCK'nun 204/3. maddesinde belirtilen “kanun hükmü gereği sahteliği sabit olana kadar geçerli belgelerden” olduğu dikkate alınmadan ceza tayini,
4- Suça konu belgelerin, dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine hükmolunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2014/4001, K. 2016/762, 8 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama