İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2014/535 K.2014/15542

Yüklenen suçun unsurları itibariyle oluşmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun biçimde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün…

Esas2014/535Karar2014/15542Tarih23 Eylül 2014Okuma7 dk · 1.443 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2014/535 E., 2014/15542 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Eylül 2014
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Mühür bozma
Hüküm
Beraat
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.443 kelime·7 dk okuma

Yüklenen suçun unsurları itibariyle oluşmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun biçimde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, 23.09.2014 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

Muhalefet Şerhi

5237 sayılı TCK’nun “Topluma Karşı Suçlar” başlıklı üçüncü kısmının dördüncü bölümünde “Kamu Güvenine Karşı Suçlar” düzenlenmiş olup, mühür bozma suçunun düzenlendiği 203. maddeye göre "Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, ... aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.”

Suçun maddi konusu “kamu idaresince konulan mühür”dür. Bununla birlikte suça dolaylı olarak konu olan başka bir şey daha vardır, o da devletçe mühür altına alınmak istenilen “eşya”dır. Devlet bazı durumlarda bir eşyanın o biçimde muhafaza edilmesinde kamu yaran görerek, bunu sağlamak için o eşyayı mühürlemektedir (GÖKCAN, Hasan Tahsin, Mühür Bozma.

Suçları ve Tazminat Davaları, Seçkin, Ankara 2001, s. 20, 21) Suçla korunan yarar, devletin, devlet (kamu) idaresinin otoritesini korumak ve bu otoritenin emrine aykırı olarak gerçekleştirilecek fiilleri engellemektir. Bu nedenle mühür bozma suçunun oluşması için öncelikle “Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca … konulan mühür” bulunmalıdır.

Bu, herhangi bir mühür olmadığı gibi, TCK’nun 199-202. maddelerinde düzenlenen kıymetli damga veya “Resmi Mühür Yönetmeliği” uyarınca imal edilip, standartları gösterilen ve bunu kullanabilen kurumların açıkça belirlendiği, onaylayıcı ve belgeleyici resmi mühür de değildir. Bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mühürdür. Bu mührün maddi yapısı, şekli önemli değildir.

Herhangi bir şekilde maden, kurşun, balmumu, mukavva veya başka bir cisimden yapılmış maddi işaret olabilir.

Devlet, Kanun ile yetkili kılınan kamu idaresine, örneğin Belediyelere, ruhsatsız veya ruhsata aykırı inşaatları, Sağlık Bakanlığı’na hijyen şartlarına uymayan işyerlerini mühürleme yetkisi tanımıştır. İlgili kurum ve kuruluşların yetkili organ ve görevlileri, usulüne uygun bir şekilde mühürleme işlemini yapar ve bu hususu bir tutanak ile tespit ederler.

TCK’nun 203. maddesi kapsamında “Kanun uyarınca … konulan mühür” için en güzel örnek 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu’dur. Kanun’un amacı, “… her türlü ölçü ve ölçü aletlerinin doğru ayarlı ve uluslararası birimler sistemine uygun olarak imalini ve kullanılmasını sağlamaktır” (m. 1). Kanun’un 2. maddesine göre “Uzunluk, alan, hacim, ağırlık ölçüleri, areometreler, hububat muayene aletleri, elektrik, su, havagazı, doğalgaz, akaryakıt sayaçları…’nın, muayenesi, ayarlanması ve damgalanması bu Kanun hükümlerine göre yapılır.”

Ölçüler ve Ayar Kanunu’nun “Marka Kaydı ile Tip ve Sistemin Onaylanması” başlıklı 7. maddesinde: “Türkiye'de yapılan veya dışarıdan getirilen ölçü ve ölçü aletlerinin üzerine, bunları yapan şahıs veya firmaya ...özel bir markanın; kolaylıkla okunabilecek, silinmeyecek ve ölçü ve ölçü aletinden ayrılmayacak şekilde konulması ve Bakanlığa kaydettirilmiş olmasının şart olduğu, ayrıca;

Yurt içinde ölçü ve ölçü aleti yapan fabrika ve imalathanelerle tamir atölyeleri, yaptıkları veya tamir ettikleri ölçü ve ölçü aletleri için Bakanlıkça tespit edilecek esaslar dahilinde ve örneğine uygun, tasdikli bir imalat defteri tutmak zorunda oldukları,

Elektrik, su, havagazı, doğalgaz, akaryakıt sayaçları, … ile … diğer sayaçların muayene ve damgalanmaya kabul edilmeleri, bunların kullanışlı tip ve sistemde olduklarının Bakanlıkça önceden onaylanmış bulunmasına bağlı olduğu,

“Muayeneler” başlıklı 9. maddesinde ölçü ve ölçü aletlerinin “ilk muayene, periyodik muayene, ani muayene, şikâyet muayenesi ve stok muayenesi” olmak üzere maddede tanımı yapılan beş ayrı muayeneye tabi tutulacağı belirtilerek, “bu muayenelerin usul ve esasları, kimler tarafından ne şekilde ve surette yapılacakları ve muayeneye tabi ölçü ve ölçü aletleri sahiplerinin veya bunları kullananların görev ve sorumlulukları ile tabi olacakları yasakların çıkarılacak yönetmelikte gösterileceği, 13. maddesinde de “İlk,

periyodik ve stok muayenelerinde doğru oldukları anlaşılan ölçü ve ölçü aletleri damgalanmaya elverişli bulundukları takdirde damgalanacağı, damgalanmaya elverişli bulunmayanlar için ise damga yerine geçmek üzere bir belge verileceği, damgalama veya damga yerine belge verme, … ve damgaların iptaline ...usul ve esasların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikte gösterileceği,

“Tamir ve Ayar Yetki Belgesi” başlıklı 10. maddesinde: Sayaç ayar istasyonları ile ölçü ve ölçü aletleri tamir ve ayar atölyelerinde çalışanlara Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikte belirlenecek usul ve esaslara göre yetki belgesi verileceği, sayaçların imali, ithali, mühürlenmesi gibi tüm hususların Sanayi ve Ticaret Bakanlığının denetimi, kontrolü ve izni dahilinde yapılacağı, Kanun’un 15. maddesinde, belirtilen yasaklara aykırı davranışlar için idari yaptırım, 16. maddesinde de yasaklanan davranışlar için hapis cezası, öngörülmüştür.

3516 sayılı Kanun’un 9. maddesine dayanılarak, Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca 24.7.1994 tarih ve 22000 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren “Ölçü ve Ölçü Aletleri Muayene Yönetmeliği” çıkarılmıştır. 264 maddeden oluşan Yönetmelik, başta elektrik, su, gaz ve akaryakıt sayaçları olmak üzere, ölçü ve ölçü aletlerinin ayarlanması, muayenesi ve damgalanmasıyla ilgili işlemler ile elektrik, su ve gaz sayaçları tamir ve ayar istasyonlarına ilişkin ayrıntılı hükümler içermektedir. Yönetmeliğin 2. Bölümü (m. 57-123) elektrik sayaçları ile bu sayaçlar ve sayaç ayar istasyonlarının muayenesine ilişkindir.

Keza, 3516 sayılı Kanun’un 13. maddesine dayanılarak da, Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca 11.01.2007 tarih ve 26400 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren “Ölçü ve Ölçü Aletleri Damga Yönetmeliği” çıkarılmıştır. Yönetmeliğin 4. maddesinde;

“Damganın: Muayene sonucu uygun olduğu anlaşılan ölçü ve ölçü aletlerinin dışardan istenmeyen müdahalelere açık yerlerinin kapatılması ve emniyet altına alınması için de kullanılan, üzerinde bu Yönetmelikte belirtilen bilgilerin yer aldığı yakma, asitle aşındırma, yapıştırma, basma, vurma veya tele takılan kurşunun sıkılması suretiyle yapılan veya kendinden yapışma özelliğine sahip, çıkartıldığında tahrip olan özel olarak hazırlanmış hologramlı etiketi veya elektronik olarak emniyet tedbirlerinin alınmasını sağlayan sistemi” ifade ettiği açıklanmış, 9-11. maddelerinde de elektrik sayaçlarının, dışarıdan müdahalenin önleneceği şekilde damgalanmasından sonra kullanılabileceği hükme bağlanmıştır.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından çıkarılan (ilki, 25.09.2002 tarih ve 24887 sayılı, ikincisi, 08.05.2014 tarih ve 28994 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan) Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinde de sayaçların takılması, kontrolü ve değiştirilmesine ilişkin ayrıntılı hükümler mevcuttur.

Bütün bu yasal düzenlemelerden anlaşılan şudur: Elektrik sayaçlarının da dahil olduğu ölçü aletlerinin imali, ithali, mühürlenmesi gibi bütün hususlar, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının denetimi, kontrolü ve izni dahilinde yapılmakta, elektrik sayaçları dışarıdan müdahale edilmeyecek şekilde damgalandıktan sonra kullanıma sunulmaktadır.

Bu şekilde Kanun hükmü gereği Bakanlık mührü ile mühürlenen (damgalanan) sayaçlar, abonelik sözleşmesi karşılığında tüketiciye teslim edilirken de olası müdahaleleri önlemek için sayacın dış kapağı elektrik dağıtım şirketi tarafından da mühürlenmektedir. Böylece bir sayaç, hem 3516 sayılı Kanun gereği Bakanlık mührünü, hem de ilgili mevzuat gereği dağıtım şirketinin mührünü taşımaktadır.

Sayaçlara tatbik edilen bakanlık mührü, Kanun gereği olduğundan, kamu kurum ve kuruluşlarınca yasalara aykırı olarak yapılan ruhsatsız işyeri veya inşaat ya da kaçak elektrik ve su kullanımın tespitinde olduğu gibi ayrıca bir mühürleme tutanağı olamaz.

Bu genel açıklamalar ışığında somut olaya gelince;

Sanık hakkında “şüphelinin işyerindeki elektrik sayacının vekalet mühürleri ile oynayarak kırıp sahte mühür takarak, üzerine atılı … mühür bozma suçunu işlediği” iddiasıyla kamu davası açılmıştır.

Yerel mahkeme ise “suç tarihi öncesi suça konu bakanlık mühürlerinin kırık olduğu belirtilen sayacın ilgili kurum tarafından yasal anlamda mühür altına alınmadığı ve bu amaca yönelik olarak öncesinde kurumca bir mühürleme işleminin yapıldığının tespit edilmediği ve sayacın sırf bakanlık mührünün kırık olmasının da suçun oluşmasına vücud vermediği” gerekçesiyle sanığın beraatine karar vermiştir.

Dairece, dosyadaki delillere göre yerel mahkeme hükmünün esastan incelenerek onanması veya bozulması yönünde bir karar verilmesi gerekirken, “sayaçtaki bakanlık mühürlerinin açılıp kapatılarak sayaca müdahale edilmesinde yüklenen mühür bozma suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı” gerekçesiyle verilen beraat hükmünün ONANMASINA” ilişkin çoğunluk kararına aşağıdaki sebeplerle katılamıyorum:

1. Elektrik sayaçlarında bulunan ve bakanlık (vekalet) mührü olarak adlandırılan mühürler, sayaçlar imal edilirken üretilen sayacın standartlara uygun şekilde elektrik tüketimini kaydettiğini belirtir mahiyette, 3516 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik hükümlerine göre uygulanmaktadır. Bu mühürleme (damgalama), sayacın doğru ölçüm yaptığına ilişkin Kanun uyarınca yapıldığından, idarece mühürleme yapıldığına ilişkin ayrıca bir tutanak tutulmaz. Bu mührün bozulması da TCK’nun 203. maddesindeki “Kanun uyarınca … konulan mühür bozma” suçunu oluşturur.

2. Sayaçlarda bulunan, bulunması gereken bu mührün elektrik dağıtım şirketleriyle bir ilgisinin bulunmadığı, elektrik dağıtım şirketi tarafından kaçak elektrik kullanımının engellenmesine yönelik bir mühürleme ve bunun sonucunda gerçekleşen mühür bozma eyleminin bulunmadığı düşünüldüğünde, bu durumda davaya katılan elektrik dağıtım şirketinin suçtan doğrudan bir zararının bulunup bulunmadığı, dolayısıyla davaya katılma hakkının öncelikle tartışılması gerekir.

Çünkü Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamasına göre mühür bozma suçlarında mühürlemeyi hangi kurum-kuruluş yapmışsa o kurum-kuruluşun davaya müdahil olabileceği kabul edilmektedir.

Elektrik sayacındaki bakanlık mührüne müdahale edilmesiyle, sayacın çalışması veya doğru ölçüm yapmasının engellendiği, dolayısıyla elektrik dağıtım şirketinin zarara uğratıldığı düşünülebilirse de, zaten elektrik dağıtım şirketleri bu durumda elektrik enerjisi hırsızlığı ve/veya karşılıksız yararlanma gibi suçlardan açılan davalara katılmaktadırlar.

3. Sayaçtaki bakanlık mühürlerinin açılıp kapatılarak sayaca müdahale edilmesinde mühür bozma suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığına ilişkin düşünce, TCK’nun 203. maddesindeki mühür bozma suçunun sadece “yetkili makamların emri uyarınca konulan mührün kaldırılması veya konuluş amacına aykırı hareket edilmesi” ile sınırlandırılması, bir başka ifade ile “Kanun uyarınca … konulan mührü bozmanın” suç oluşturmadığı anlamına gelir ki, buna katılmak mümkün değildir.

Bu itibarla, sanığın sayaçtaki bakanlık mührüne müdahale ettiğinin iddia edilmesi karşısında, sübutu halinde eylemin TCK’nun 203. maddesi kapsamında “Kanun uyarınca … konulan mührü bozmak” suçunu oluşturduğu düşüncesinde olduğumdan, sanığın eyleminin suç oluşturmadığı gerekçesiyle, eylemin sabit olup olmadığı hususuna girilmeden, beraat kararının onanması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2014/535, K. 2014/15542, 23 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2014/535
Karar No
2014/15542
Tarih
23 Eylül 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/536 K.2014/14839
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/541 K.2014/14603
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2014/546 K.2014/9514
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2014/547 K.2014/10153
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2014/556 K.2014/10148
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2014/557 K.2014/9504

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.