KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2015/1461 E., 2017/1141 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
I- Sanık müdafiinin, resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde,
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, temel cezanın belirlenmesinde gösterilen teşdit gerekçesi, cezayı azaltıcı bir sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- Sanık müdafiinin, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince,
1-Sanığın hakkındaki yakalama kararlarının infazını engellemek amacıyla katılan ... adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını görevlilere ibraz etmesinden ibaret olayda, hakkındaki bütün adli işlemlerin gerçek kimlik bilgileriyle yapıldığı, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemediği,
başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, diğer kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği ve bu nedenle 5237 sayılı TCK'nun 268. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun unsurlarının, ayrıca ... adına resmi bir belge düzenlenmemiş olması karşısında, TCK'nun 206. maddesinde düzenlenen 'resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunun oluşmadığı anlaşıldığından, yüklenen suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2015/1461, K. 2017/1141, 20 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama