KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2015/1531 E., 2015/26700 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2015
- Tebliğname No
- 11 - 2013/336313
- Mahkemesi
- Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 12/07/2013
- Numarası
- 2004/271 (E) ve 2013/237 (K
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Sanığın vaki duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi gereğince REDDİNE karar verilip incelenerek
gereği görüşüldü.
Suça konu belgelerin akıbeti hakkında mahallinde karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2014 gün, 2013/11-397 E., 2014/202 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK.nun “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak
düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekeceği sanığın, Av. K.. M..
T.. adına şikayetçilerden 1 gün ara ile 2 ayrı sahte vekaletname düzenlettiği gerekçesi ile sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada, sanığın eylemlerinin bütün halinde, 5237 sayılı TCK'nun 204/1-3, 43; (suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 342/2, 80.) maddeleri kapsamında zincirleme tek suçu oluşturduğu, lehe yasa değerlendirmesinin buna göre yapılması gerektiği gözetilmeden eylemlerinin 2 ayrı suç oluşturduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2015/1531, K. 2015/26700, 4 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama