KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2015/3014 E., 2017/2171 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2017
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- TCK'nun 206. maddesindeki "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak" suçunun oluşabilmesi için, sanığın açıklamaları üzerine oluşturulan resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gereklidir.
Beyanı alan memur bu beyanın doğruluğunu araştırıp tahkik etmek ve daha sonra edindiği kanaate göre resmi belgeyi düzenlemek durumunda ise, bir başka ifade ile resmi belge sadece sanığın beyanına göre değil de memur tarafından yapılacak inceleme sonucuna göre meydana getirilmekte ise maddede tanımlanan suç oluşmayacaktır.
Buna göre 09.12.2012 tarihli yakalama tutanağında, şüphe üzerine durdurulan sanığın, kimlik soran polislere kendisini... olarak tanıttığı, bu kişinin arandığının tespit edilmesi üzerine doktor raporu alındığının belirtilmesi, dosya içerisinde de sadece 09.12.2012 tarih ve 12426 protokol numaralı... adına düzenlenmiş raporun bulunması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından; yakalama tutanağını düzenleyen görevliler dinlenilerek henüz rapor düzenlenmeden sanığın gerçek kimliğinin tespit edilip edilmediği sorularak,
rapordan önce sanığın gerçek kimliğinin tespit edildiğinin belirlenmesi halinde üzerine atılı "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak" suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı, eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40/1. madde ve fıkrasında düzenlenen "kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak" kabahatini oluşturacağı gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, yasaya
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2015/3014, K. 2017/2171, 23 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama