KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2015/3433 E., 2017/1915 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2017
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
245 kelime·1 dk okuma
Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
TCK'nun 206. maddesindeki "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak" suçunun oluşabilmesi için, sanığın açıklamaları üzerine oluşturulan resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gereklidir.
TCK'nun 268. maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için; failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması, TCK'nun 267/1. maddesinde tanımlanan “iftira” suçunun oluşması için ise, yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunmak suretiyle işlemediğini bildiği halde hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat etmesi gerekir.
Hırsızlık suçunun şüphelisi olarak yakalandığında hakkında soruşturma yapılmasını engellemek amacıyla polis memurlarına kendisini kardeşi “...” olarak tanıtıp onun kimlik bilgileri ile evrak tanzim edilmesine sebebiyet veren sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK'nun 268/1. maddesinde öngörülen “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak” suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2015/3433, K. 2017/1915, 15 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama