KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2015/3513 E., 2017/3507 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
1-5327 sayılı TCK’nın 205. maddesindeki "resmi belgeyi bozmak, yok etmek ya da gizlemek” suçunun oluşabilmesi için resmi bir belgenin içeriğindeki bilgilerin anlaşılmaz, kullanılamaz hale getirilmekle birlikte maddi varlığına dokunulmaksızın ondan faydalanma olanağının imkansız hale getirilmesi suretiyle bozulması veya belgenin maddi varlığına son verilerek yok edilmesi ya da belgenin bütünlüğüne dokunmaksızın hak sahibinin ondan yararlanmasını engelleyecek şekilde gizlenmesi gerekmektedir.
Failin bir belgeyi ortadan kaldırmak, bozmak veya gizlemekle elde etmek istediği sonuç, hak sahibinin o belgeden yararlanmasını engellemekten ibarettir. Nitekim, belge ortadan kalkınca veya bozulunca bu yararlanma olanağı kalmayacağından failin elde etmek istediği sonuç da gerçekleşecektir. Gerçek belgenin aslı ortadan kaldırılarak veya bozularak sonuç elde edildiğinde suç da tamamlanmış olur.
Belgenin bozulması, yok edilmesi veya gizlenmesinin amacı hak sahibinin suça konu belgeden yararlanmasının önlenmesidir. Diğer bir anlatımla anılan suç, hak sahibinin o belgeden yararlanmasını engellemek amacıyla kanıt değeri taşıyan belgelerin ortadan kaldırılması bozulması ya da gizlenmesi suretiyle oluşacaktır.
Somut olayda sanığın, cezaevi müdürlüğünce düzenlenen ve hakkında yürütülen disiplin soruşturması kapsamında savunmasını sunması için kendisine tanınan sürenin başlangının tespitine yarayan 06.12.2012 tarihli tebellüğ belgesini imzalamadan yırtması şeklindeki eyleminin, belgenin değerini değiştirmediği, resmi belgenin vasfını bozmadığı, sanığın belgeyi imzalamaktan imtina etme hakkının da bulunduğu anlaşılmakla, yasal unsurları itibarıyla oluşmayan "Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek" suçundan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2015/3513, K. 2017/3507, 8 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama