KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2015/4257 E., 2017/3770 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Özel belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı kararında açıklandığı ve Dairemizin benzer birçok kararında vurgulandığı üzere: belgelerde sahtecilik suçlarında kast, zarar vermek bilinci ve iradesi olarak kabul edilmelidir. Mağdurun önceden verdiği rıza üzerine onun imzasını taklit ederek kullanan fail de mağdura zarar vermek bilinci bulunmayacağından kastın varlığı ileri sürülemez.
Ancak doğal olarak, rıza üzerine başkasının imzasını taklit eden failin, mağdura herhangi bir zarar vermeyeceği kanısı ile hareket ettiği sabit olmalıdır. Mağdurun rızasının kastı ortadan kaldırabilmesi için fiilin işlenmesinden önce açıklanması zorunludur. Mağdurun rızası açık olabileceği gibi zımni de olabilir.
Özellikle iki kişi arasındaki ilişkiler, böyle bir rızanın varlığını ciddi olarak kabule elverişli olduğu takdirde, bu rızaya dayanarak başkasının imzasını atan kimsede suç kastının varlığı kabul olunamaz.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; suç tarihinde apartman yöneticisi olan sanığın, 27.04.2012 tarihli kararı ... yerine oğlu ...e imzalatması şeklinde gerçekleşen eylemde, sanık ...’ün babası yerine imza atma yekisinin olduğunu söyleyerek imza attığını, suçlamaları kabul etmediğini savunması, tanık ...ün de karar defterine imza atmasından babasının haberinin olduğunu beyan etmesi, yerine imza atılan tanık ...’ün de karar kendisine getirilmiş olsaydı da bu kararı imzalayacağını beyan etmesi ve bu karar sonucunda bir zarar oluşmadığının da tespiti karşısında, yüklenen sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden yasal olmayan gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2015/4257, K. 2017/3770, 17 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama