KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2015/4605 E., 2017/2663 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2017
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Banka veya kredi kartının kötüye kullanılması, resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma
1-Sanık hakkında „Banka veya Kredi Kartının Kötüye Kullanılması“ suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında, 5237 TCK'nın 58/7. maddesi gereğince mükerrirler hakkındaki infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemesi isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Oluşa ve dosya kapsamına göre; şikayetçinin kredi kartını haksız olarak ele geçiren sanığın aynı gün farklı kişilere ait işyerlerinden alışveriş yapmak biçimindeki eyleminin zincirleme olarak başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki „kısa aralıklarla aynı gün içerisinde mağdur Mehmet Kayhan‘ın kredi kartından alışveriş yapılması şeklinde gerçekleşen sanığın eyleminde TCK‘nın 43. maddesinin uygulanamayacağına“ ilişen bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık hakkında „Resmi Belgede Sahtecilik“ suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
a)Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 22.02.2012 tarih ve 2008/20265 Esas-2012/2067 Karar sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere, “sahtecilik suçlarında aldatıcılık özelliğinin tespiti hakime ait olduğu cihetle, suça konu belgenin getirtilerek duruşmada incelenip özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan ve denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulduktan sonra belgenin aldatıcı nitelikte olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının ve suç vasfının belirlenmesi gerektiği“ gözetilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, suça konu belge üzerinde gerekli inceleme yapılmadan ve denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurmadan, bozmanın gereği yerine getirilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2015/4605, K. 2017/2663, 10 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama