KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2015/4640 E., 2017/2878 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma
Cumhuriyet savcısının 14.05.2013 havale tarihli temyiz dilekçesinin, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin olduğu, sanıklar ... ve ... ile ... hakkında kurulan dolandırıcılık suçuna ilişkin mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebi bulunmadığından, “tüm sanıkların iştiraki ile sanık ... tarafından nüfus müdürlüğünün maddi varlığından olan sahte düzenlenmiş nüfus cüzdanı kullanılarak resmi evlilik işleminin yapıldığının anlaşılması karşısında, sanıkların üzerlerine atılı dolandırıcılık suçunun TCK 158/1-d maddesinde düzenlenen Kamu kurumu araç kullanılmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ve bu suça bakmanın Ağır Ceza Mahkemesinin görevine girdiğinden bahisle bozma isteyen tebliğname düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Cumhuriyet savcısının sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebine hasren yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, belgenin nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik ya da özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği cihetle, suça konu nüfus cüzdanı aslının ele geçirilememiş olması karşısında aldatma yeteneğinin değerlendirilemediği, bu anlamda nüfus cüzdanı yönünden atılı suçun unsurlarının oluşmadığı,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2015/4640, K. 2017/2878, 17 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama