KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2015/5034 E., 2016/8066 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanmak, iftira
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-12.02.2007 tarihli hükmün sanık ve sanık lehine Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesine ve mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen; "...yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz" şeklindeki CMUK'nın 326/son (CMK'nın 307/son) maddesindeki emredici kurala uyulmaksızın TCK'nın 268. maddesinin uygulamasında kazanılmış hakkın gözetilmemesi,
2- Adli emanetin 2006/93 sırasına kayıtlı suça konu eşyanın dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun anılan Yasanın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2015/5034, K. 2016/8066, 5 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama