KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2015/5458 E., 2016/8410 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma
I-Resmi belgede sahtecilik suçu bakımından yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
a-5237 sayılı TCK'nun 43. maddesine göre 'Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi' durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı cihetle, düzenleme tarihleri aynı olan senetlerin farklı tarihlerde verildiğine dair delil bulunmadığından, aynı anda katılana verdiği kabul edilerek, tek bir resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
b-Sanığın, katılan ... Mutlu'ya verdiği malzemeler nedeniyle alacaklı olduğu, ancak ... iflas edince ödemeleri yapamadığı, bu nedenle onun adına senetler düzenleyip verdiği şeklindeki savunması, katılan ...'in de ısı tesisat işi yaptığı bu nedenle sanığı tanıdığı beyanları karşısında, suç tarihi itibariyle katılanın sanığa borcu bulunup bulunmadığı, varsa borç miktarının ne olduğu araştırılarak sonucuna göre, sanığın üzerine atılı eylemin 5237 sayılı TCK'nun 211. maddesi kapsamında "bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı amacıyla resmi belgede sahtecilik" suçunu oluşturup oluşturmayacağının karar yerinde değerlendirilip tartışılmaması,
2--Dolandırıcılık suçu bakımından yapılan incelemede ise;
a- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 gün, 8/69 sayılı kararı ile buna uyumlu Daire kararlarında da açıklandığı üzere, önceden doğan bir borç nedeniyle sonradan senet düzenlenip verilmesi halinde, borç daha önce oluştuğundan senet ile arasında nedensellik bağı bulunmayacağı, bu nedenle hile unsuru olarak kabul edilemeyeceği, somut olayda sanığın suça konu senetleri önceden doğan bir borç için verdiği, dolayısıyla "dolandırıcılık" suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
b- Suçunu ikrar edip, yargılama aşamalarında herhangi bir olumsuzluğu tespit edilemeyen ve 5237 sayılı TCK 62. maddesi uyarınca takdiri indirim uygulanan sanık hakkında yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile aynı yasanın 51. maddesi uyarınca erteleme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, yasaya aykırı,
3-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2015/5458, K. 2016/8410, 14 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama