KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2015/6389 E., 2017/6897 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Sanık müdafiinin vaki duruşmalı inceleme isteminin, koşulları oluşmadığından 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi gereğince REDDİNE karar verilip duruşmasız incelenerek gereği görüşüldü; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine, ancak;
1-Belgede sahtecilik suçlarında suçun konusu belge olup korunan hukuki yarar kamu güvenidir ve suçun geniş anlamda mağduru toplumu oluşturan bireylerdir. Nitekim belgede sahtecilik suçlarına ilişkin TCK'nn 204-212. maddeleri Kanunun Kamu Güvenine Karşı Suçlar bölümünde yer almaktadır. Bununla birlikte belgede sahtecilik suçunun işlenmesiyle haksızlığa uğrayan gerçek ve tüzel kişilerin suçtan zarar görmeleri mümkündür.
Belgede sahtecilik suçunun işlenmesi nedeniyle farklı kişilerin çıkarlarının zedelenmiş olması suçun bu öncelikli niteliğini değiştirmeyeceği gibi zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına da engel değildir.
Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, mağdur sayısınca sahte senetlerin farklı zamanlarda düzenlendiğine dair dosya kapsamında delil bulunmadığı da değerlendirildiğinde, eylemin 5237 sayılı TCK'nın 43/2. madde kapsamında zincirleme suçu oluşturacağı gözetilerek sanık ...' ın, gerçek kişiler olan ..., ..., ... ve Kerim Cambaz'ı düzenleyen olarak gösterip senetler tanzim etmesi eyleminin 5237 sayılı Yasanın 43/2. maddesi gereğince zincirleme olarak işlenmiş tek resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde dört kez “resmi belgede sahtecilik" suçundan mahkumiyet hükmü kurularak fazla ceza tayini edilmesi;
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2015/6389, K. 2017/6897, 19 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama