KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2015/7517 E., 2017/1571 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
1-Sanık hakkında ağabeyi olan mağdur ... adına suça konu bonoya keşideci sıfatıyla imza atmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı kararında da belirtildiği üzere, belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği, rızanın açık veya zımni olabileceği cihetle;
sanığın kovuşturma aşamasında alınan savunmasında ve mahkemeye hitaben sunduğu dilekçelerde, bir dönem mağdura ait bakkal dükkanında çalıştığını, bu süreçte mağdurun bilgi ve rızası dahilinde düşük meblağlı senetlere imza attığını, bahse konu bononun keşide tarihi olarak görünen 15.09.2010 tarihinde Karasu İlçe Emniyet Müdürlüğü nezdinde polis memuru olarak görevli olduğunu, Niğde ilinde bulunmadığını beyan etmesi, dosya içerisinde mevcut 13.05.2013 tarihli ekspertiz raporunda senedin başlangıçta "285 TL" bedelli olarak düzenlendiği,
"0 rakamı ile ikibinsekizyüzelli TL" ibarelerinin daha sonra eklendiğinin tespit edilmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; mağdurun yeniden beyanı alınarak kardeşi olan sanığın savunmasında belirttiği şekilde işyerinde çalışıp çalışmadığı, kendisi yerine bilgi ve rızası dahilinde senet imzalayıp imzalamadığının sorulması neticesinde, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında suça konu bononun temyiz dışı sanık ... tarafından icra takibine konu edildiği 20.11.2012 tarihi yerine, 06.12.2012 olarak yanlış gösterilmesi,
3-Kabule göre de;
a)Adli sicil kaydı bulunmayan ve suçla oluşan zararı gideren sanığın, Ağrı 2. Asliye Ceza Mahkemesi huzurunda talimat yoluyla alınan 15.07.2013 tarihli sorgusunda, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulamasını kabul etmesine karşın, sanık müdafiinin hükmün verildiği 04.03.2014 tarihli oturumda müvekkili olan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulamasını kabul etmediği yolundaki sanığın aleyhine sonuç doğuran beyanı sanıktan sorulup, sonucuna göre CMK'nın 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken, "sanık müdafiinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulamasını kabul etmemesi" şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2015/7517, K. 2017/1571, 6 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama