KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2016/10625 E., 2017/2313 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Mühür bozma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
“Mühür bozma” suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK'nın 203. maddesinde temel cezanın hapis veya adli para cezası şeklinde seçimlik olarak öngörülmesi ve aynı Kanunun 50/2. maddesinde düzenlenen “hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez” hükmü karşısında, tercih ve tayin olunan hürriyeti bağlayıcı cezanın sonradan paraya çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi hususu aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozma kararına uyularak yapılan yargılamaya,toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine: ancak;
28.06.2014 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde. “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir.
Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir.
Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2016/10625, K. 2017/2313, 29 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama