KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2016/1071 E., 2018/2963 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma
1-Sanıkların iştirak halinde katılanı borçlu gösterip sahte bono düzenledikleri ve bu bononun, katılan aleyhinde yapılan icra takibine konu edildiği somut olayda; sanık ...'in, diğer sanık ...'in kendisine 85.000 TL borcu olduğunu, suça konu bonoyu bu borca karşılık sanık ...'in kendisine getirip verdiğini, senette borçlu görünen katılanı tanımadığını, ...'in kendisine borçlu görünen katılanın nakliye araçlarının olduğunu, senedin sağlam olduğunu söyleyerek senedi verdiğini beyan etmesi;
sanık ...'in ise suça konu bonoda borçlu olarak görünen katılanı tanımadığını, sanık ...'un bir gün yanına gelerek alacağını almak için kendisini senette alacaklı olarak göstermeyi teklif ettiğini, karşılığında 3-5 bin lira para vereceğini söylediğini, ortada bir suç varsa bunun tamamının ... tarafından işlendiğini beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması bakımından; sahte olduğu iddia edilen senet aslı duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri tutanağa geçirilerek, yasal unsurları taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi,
hükme esas alınan ve Kayseri 1.İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/642 Esas, 2011/294 Karar sayılı dava dosyasında bulunan 03/01/2011 tarihli bilirkişi raporunun onaylı örneği dosya arasına alınması, suça konu bono üzerindeki yazı ve imzaların sanıkların eli ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişiden rapor alınması, sonucuna göre hangi sanığın savunmasına itibar edileceği tartışılarak hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı,
2-Kabule göre;
a)5237 sayılı TCK'nın 61.maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla 3. maddesinin 1. fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığı ile orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler karşısında, cezanın maddede düzenlenen alt ve üst sınırları arasında takdir hakkı kullanılırken denetime olanak verecek şekilde dosya içeriğine uygun somut gerekçeler gösterilmesi gerektiği gözetilmeden "suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, tehlikenin ağırlığı, sanığın amacı " gibi maddede geçen bazı ibarelerin tekrarlanması suretiyle yazılı şekilde temel cezanın asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi,
b)Sonuç ceza miktarına göre TCK’nın 51. maddesi gereğince yasal şartlar oluşmadığı halde sanıklar hakkında verilen hapis cezalarının ertelenmesine karar verilmesi,
c) Adli emanetin 2011/3888 sırasında kayıtlı suça konu belgenin dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi,
d) 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2016/1071, K. 2018/2963, 3 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama