KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2016/12360 E., 2016/8443 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
I- Resmi belgede sahtecilik suçu bakımından kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, alt soyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Dolandırıcılık suçu bakımından kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesine gelince
1) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 gün, 8/69 sayılı kararı ile buna uyumlu Daire kararlarında da açıklandığı üzere, önceden doğan bir borç veya önceden doğan bir zarar nedeniyle sonradan bono düzenlenip verilmesi halinde, borç daha önce oluştuğundan bono ile arasında nedensellik bağı bulunmayacağı, zarar veya borç kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmayacağı cihetle;
sanığın "müşteki ile açık hesap yöntemiyle çalıştıklarını, suça konu bonoyu yapılan hesaplama sonucu ortaya çıkan borcuna karşılık bir ay sonra müştekiye verdiğini" savunması karşısında, müşteki duruşmaya çağrılarak suça konu bononun önceden doğan borç nedeniyle verilip verilmediği konusunda beyanı alınıp varsa bu konudaki deliller de araştırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma sonucu sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
2) Kabule göre de;
a) Sanığın "eski borcuna karşılık biraz nakit verdim" şeklindeki savunması karşısında, kısmi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılıp, kısmi ödemenin varlığı halinde kısmi ödemeye muvafakati bulunup bulunmadığı müştekiden sorularak sanık hakkında TCK'nun 168/4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı,
b) 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, alt soyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2016/12360, K. 2016/8443, 14 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama