KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2016/12707 E., 2017/2010 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Vergi usul kanununa muhalefet
- Hüküm
- Mahkumiyet, beraat
Karar Metni
505 kelime·3 dk okuma
1-Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik, sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilip, duruşmada beyan ettiği adresine 15.08.2014 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen hükmü, sanık müdafiinin vekaletnamesini de ibraz etmek suretiyle, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süresinden sonra, 12.09.2014 havale tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşılmakla, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2-Sanıklar ... ve ... haklarında kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik sanıkların ve katılan vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde ise;
a)Sanıklar hakkında “2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçlarından açılan kamu davasında, sanıkların suçlamaları kabul etmemeleri, dosya içerisinde 2010 takvim yılında düzenlenmiş herhangi bir fatura aslı yada suretine rastlanılmaması,
sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olması ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanun'un Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre faturaların Vergi Usul Kanunu'nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi bakımında;
mükellef şirket tarafından düzenlenen 2010 takvim yılına ait kanaat oluşturacak sayıda fatura aslı ya da onaylı sureti temin edilip dosya arasına konulması ve incelenerek kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi, suça konu faturaların, bizzat sanıklar tarafından, gerçek alım-satım karşılığı düzenlenip düzenlenmediğinin belirlenmesi bakımından, mal ve para akışını gösteren taşıma ve sevk irsaliyeleri, teslim-tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine dair ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan banka hesapları ve kasa mevcudu ile uyumlu geçerli belgeler olup olmadığı,
şirketin 2008, 2009 ve 2010 takvim yılları içerisinde düzenlediği faturalarla uyumlu yeterli mal girişi ile üretiminin bulunup bulunmadığı, iş yeri koşullarının, işçi sayısının, vergi beyannamelerinin miktarı ve aylara göre değişim oranının, şirketin beyan ettiği vergiye esas potansiyeli ve şirketin faaliyet alanı ile uyumlu olup olmadığı ve tüm yıllara ait sahte olduğu iddia olunan faturaları kullanan şirketler hakkında karşıt inceleme raporları düzenlenip düzenlenmediği araştırılarak, kullanan ilgili şirket yetkilileri hakkında dava açılıp açılmadığı sorulup, açıldığının tespiti halinde birleştirilmesi,
mümkün olmadığı takdirde, dava dosyaları getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, suça konu faturaları kullanan şirket yetkililerinin faturaları kimden, hangi ticari ilişkiye dayanarak aldıkları konusunda beyanları da alınarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2016/12707, K. 2017/2010, 20 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama