KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2016/1330 E., 2016/1767 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma
Hükmolunan cezanın türü ve süresine göre sanığın duruşmalı inceleme isteminin koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
1-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 gün ve 6/8-69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde borç, kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı cihetle; sanığın, katılana verdiği 7.660 TL bedelli senedin yalnızca katılandan aldığı 3.250 TL borca karşılık olarak mı yahut katılanın çalışması karşılığı alması gereken ücreti de kapsayacak şekilde verip vermediği hususları araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik inceleme ile hüküm tesisi,
2-Sanığın, ... .Ltd.Şti. adına düzenleyerek katılana verdiği senedin icra takibinde, adı geçen şirket yetkililerince şirkete ait bir borç olmadığı yönünde itiraz ile takibin sonuçsuz kaldığı, bu suretle yetkilisi olmadığı şirket adına sahte olarak senet düzenleyip katılana veren sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın 21.11.2011 tarihli ifadesinde “...kendisinin sözkonusu şirkette yetkisinin bulunmadığını, yeğenleri olan ... 'in şirket ortakları ve yetkilisi olduklarını, kendisinin bu şirkete yardım amaçlı olarak gidip geldiğini,
müştekinin de bu şirkette iş makinesi operatörü olarak çalıştığını, müştekiden şirket adına 3.000 TL borç para aldığını, bu parayı şirketin iş makinelerinin tamirinde kullandığını, işleri iyi gitmediği için müştekiye ödeme yapamadıklarını.„ beyan etmesi karşısında, sanığın suç kastının tespiti ile gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi bakımından, adı geçen şirket yetkilileri tespit edilerek, sanık ile katılanın yanlarında çalışıp çalışmadığı,
sanığa senet tanzimi yönünde açık veya zımni yetki verip vermedikleri, alınan paranın şirket borçlarında kullanılıp kullanılmadığı hususları ile ilgili olarak tanık sıfatıyla beyanlarının alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde yeterli araştırma yapılmadan karar verilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2016/1330, K. 2016/1767, 2 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama