KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2016/2973 E., 2018/6617 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma
1-Sanık hakkında aralarındaki ticari ilişkiye istinaden katılan tarafından kendisine verilen 5000 TL bedelli 2 adet bononun bedel kısımlarında 15.000 TL olacak şekilde tahrifat yapmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında;
sanığın savunmasında, bonolara konu ilk ticari ilişki sonrası, katılan ile aralarında saman balya makinesi ve romörk satışına ilişkin 20.000 TL bedelli bir alışveriş daha gerçekleşmesi nedeniyle, bonoların bedel kısımlarını katılanın bilgi ve rızası dahilinde değiştirdiğini, sonrasında 20.000 TL bedelli alışverişten vazgeçilmesi üzerine bonoları ilk bedelleri olan 5000 TL üzerinden icra takibine konu ettiğini beyan ederek suçlamaları kabul etmemesi,
dosya içerisinde aslı mevcut Aksaray 1. İcra Dairesi‘nin 2011/4298 sayılı icra dosyası kapsamında sanığın 19.09.2011 tarihinde suça konu bonoları 5000‘er TL bedel üzerinden icra takibine konu ettiğinin, katılanın borca itiraz etmesi üzerine Aksaray İcra Hukuk Mahkemesi‘nin 27.02.2013 tarih ve 2013/18 Esas-2018/84 Karar sayılı ilamı ile senetler üzerinde tahrifat yapıldığı tespit edilmekle birlikte, sanığın tahrifat öncesi senet bedeli üzerinden takibe hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine, bono bedelleri ödenerek icra dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verildiğinin görülmesi,
tanık olarak beyanlarına başvurulan ... ve ...‘ın sanığın savunmalarını doğrulamaları karşısında, sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığı anlaşıldığından, beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
a)Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu cihetle; suça konu bono asıllarının duruşmada incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulması, aldatma niteliğinin ne şekilde gerçekleştiğinin karar yerinde tartışılması sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2016/2973, K. 2018/6617, 10 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama