KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2016/3073 E., 2018/3238 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Vergi Usul Kanununa muhalefet
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
1-Sanık hakkında 2004, 2005 ve 2006 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan açılan kamu davasında; sanığın savunmasında suçlamayı kabul etmeyerek, düzenlenen faturalarla herhangi bir ilgisinin bulunmadığını belirtmesi,
sahte fatura düzenlemek suçunda suçun maddi konusunun fatura oluşu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre de, alım-satım ya da hizmet ifasının belgesi olan faturaların, Vergi Usul Kanununun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi,
sanığın düzenlediği iddia olunan faturaların asılları veya onaylı örneklerinin de dosya içerisinde bulunmaması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi bakımından; suça konu fatura asılları ya da onaylı suretlerinin duruşmaya getirtilip incelenerek kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi,
2-Faturalardaki yazı ve imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
3-Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin de dinlenerek, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları ve sanığı tanıyıp tanımadıklarının sorulmasından sonra, zamanaşımı hususu da dikkate alınarak toplanan tüm delillere göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4-Kabule göre de; Ceza Genel Kurulunun 05.03.2002 gün ve 28/179 sayılı kararında da açıklandığı üzere 2004, 2005 ve 2006 takvim yıllarında “sahte fatura düzenlemek” suçlarından açılan kamu davasında her takvim yılında işlenen suçun kendi içinde zincirleme biçimde ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu ve zamanaşımı süreleri de gözetilerek her bir takvim yılı için ayrı ayrı hüküm kurulması yerine tek suç kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2016/3073, K. 2018/3238, 9 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama