KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2016/367 E., 2018/6495 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 11. fıkrasına göre; "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir."
Buna göre, sanık denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlediğinde mahkeme daha önce açıklanmasını geri bıraktığı mahkûmiyet hükmünü açıklayacak, bu hükümde hukuka aykırılık olsa bile hükmü değiştiremeyecektir.
Ancak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından sonra; sanığın ölmesi, dava zamanaşımı süresinin dolması, şikâyete tabi suçlarda şikâyetten vazgeçilmesi, yürürlüğe giren yeni kanunla fiilin suç olmaktan çıkarılması veya daha az cezayı gerektiren ya da ön ödemeye tabi bir suç olarak düzenlenmesi gibi durumlarda, mahkemenin bunları dikkate alarak yeni bir hüküm kurması adil yargılama, maddi gerçeğe ulaşma ve çabukluk ilkeleri gereğince zorunludur.
Somut olayda, daha önce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ve denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanıkla ilgili olarak CMK'nın 231/11. maddesi gereğince, açıklanması daha evvel geri bırakılan hükümde yukarıda yazılı olan istisnaların söz konusu olmadığı ve herhangi bir değişiklik yapma imkanı bulunmadığı, hükmün ilk şekliyle açıklanması gerektiği cihetle; açıklanan hükümde, daha evvel uygulanmayan TCK'nın 62. maddesinin uygulanmaması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış.
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suça konu belgenin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerekirken, daha önce açıklanması geri bırakılan hükümde karar verildiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2016/367, K. 2018/6495, 11 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama