KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2016/5677 E., 2019/5828 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Sahte fatura düzenleme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Şikayetçi kurum vekilinin 27/08/2012 havale tarihli dilekçe ile katılma talebinde bulunduğu, 18/10/2012 tarihli oturumda da davaya katılma talebini yinelidiği ancak Mahkemece bu hususta bir karar verilmediği anlaşılmakla; suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan şikayetçi kurumun CMK'nin 237/2. maddesi uyarınca katılan, vekilinin de katılan vekili olarak davaya kabulüne karar verilerek inceleme yapılmıştır.
Sanığın mahkumiyet hükmüne, katılan vekilinin, mahkumiyet hükmü nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz istemiyle sınırlı olarak yapılan incelemede;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın türü ve süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 318. maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü;
VUK’nin 359/b maddesi uyarınca sanığa hükmolunan 3 yıl hapis cezasına TCK’nin 43. maddesi uyarınca ¼ oranında artırım yapılırken 3 yıl 9 ay olması gereken sonuç cezanın 3 yıl 8 ay olarak hesaplanması nedeniyle eksik ceza tayin edilmesi isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış, TCK'nin 53. maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine, CMK'nin 325/1. ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2016/5677, K. 2019/5828, 2 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama