KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2016/8809 E., 2019/1687 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Sahte fatura düzenleme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma
1-Sanıklar müdafiinin, 2007-2008 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklardan ...'ın ortağı ve yetkilisi olduğu, ...'ın çalışanı olduğu, sanık ...'nun ise vekalet ile yetkili kılındığı Yiğit Medikal isimli şirketle ilgili olarak yapılan incelemelerde 2007 ve 2008 takvim yıllarında hiçbir mal alışı bildirmediği halde matrahlarının çok yüksek olduğu, bu firmadan mal aldığını bildiren firmaların bildirimlerinin ise matrahların da çok üzerinde olduğu, sanıklardan ... ve ...'nun ortak olduğu Anadolu Gıda isimli firma ile alışveriş yaptığı ve bu firma hakkında da sahte fatura düzenleyicisi olduğuna dair vergi tekniği raporu bulunduğu,
sanıkların alışveriş yaptıkları diğer firmaların da yine sanıklara ait şirketler olduğu böylece sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde sahte fatura düzenleme suçunu işledikleri anlaşıldığından tebliğnamede bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Hükümden önce 08.02.2008 tarihinde resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 276. maddesiyle değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359/b-1 maddesi gereğince, hapis cezasının alt sınırının 3 yıla yükseltildiği gözetilmeden 2008 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan kurulan hükümde 18 ay olarak uygulanması ve aynı takvim yılı içerisinde farklı tarihlerde düzenlenen sahte fatura eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme biçimde sahte fatura düzenleme suçunu oluşturacağı gözetilmeden eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılama, toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklara yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonucuna uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ile derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre hükümlerde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanıklar müdafiinin, 2006 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanıklara yüklenen “2006 takvim yılında sahte fatura düzenlemek " suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibarıyla tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e ve 67/4 maddelerinde öngörülen zamanaşımının suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarıca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2016/8809, K. 2019/1687, 19 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama